|
andıç
-
Uyarı veya hatırlatmak için yazılan not.
-
Diary. memorandum.
-
Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih
Örnek:
Kentin yaşlılarının da düşüncelerini aldılar. Onların uyarılarına uydular. H. Taner
-
Organizmada uyarım yaratan güç.
-
Yapılan yanlışın yinelenmesinden ötürü hakemce yapılan dikkat çekme. (Uyarı alan güreşçi kötü puan alır.)
-
Yürüyüş yarışlarında, yerle aralıksız dokunma kuralından uzaklaşan yürüyüşçüye, yargıcının bir kez olmak üzere ak bayrak kaldırarak yaptığıuyarı.
-
Warning. admonitory. warning. notice. advice. tip-off. caution. admonition. caveat. commination. demerit. demerit mark. exhortation. injunction. lecture. monition. remark. remonstrance.
-
Caution. instigation. notice. warning. notice ikaz. ihtar. tembih. stimulus. excitation. admonition.
-
Alert. attention. warning. alarm. stimulus. notification. notice. admonition. caveat. caution. suggestion. tip- off.
-
Caution
-
Verwarnung
-
Avertissement
uyar(nedir ne demek)
-
Uygun, yerinde.
-
Boyun eğen, uysal, nazik kimse.
-
[Uyar] v. warn, caution, forewarn, alert, give warning, advise, awake, give notice, tip, tip off, lecture, tip the wink, induce, excite, stimulate, sex up, admonish, advise against, advise smb. of smth., charge, exhort, expostulate, give smb. notice of
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|