Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > anahtar kelime nedir, anahtar kelime ne demek, anahtar kelimein anlamı, ingilizcesi (anahtar kelime nnd)

anahtar kelime nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






anahtar kelime

  1. Bir yazıda konuyu en açık biçimde yansıtan kelime veya kelime grubu.
  2. (en) Key word.

anahtar (nedir ne demek)

  1. Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı.
  2. Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, kurgu.
  3. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol.
  4. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç.
  5. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak.
  6. Vesile, araç, vasıta
    Örnek: Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır. P. Safa
  7. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör.
  8. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret.
  9. Eski yapı almaçlarda, oluk seçimini yapmak için döndürülen parça.
  10. Bk. açkı
  11. Kilidi açıp kapayan madensel araç.
  12. Bk. anahtar
  13. (en) tuner
  14. (en) Cipher. clew. clue. cotter. key.
  15. (en) Clef. key. clue. code. wrench. spanner. switch.
  16. (en) Key. switch. electric switch. clef. chatelaine. clue. cock n.
  17. (en) key
  18. (al) Abstimmskala, Abstimmvariometer
  19. (al) Schlüssel
  20. (fr) commutateur
  21. (fr) Clef, clé

açkı (nedir ne demek)

  1. Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah.
  2. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
  3. Anahtar ve her türlü açma aracı.
  4. Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç.
  5. (en) Polish. glaze. opener. a device for opening things. key.
  6. (en) key
  7. <(al) Schlüssel
  8. (fr) clef

kelime (nedir ne demek)

  1. Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük
    Örnek: Tayyare kelimesine alışan millet, uçak kelimesine de alışır. O. V. Kanık
  2. (en) Wordy. word. vocable.
  3. (en) Word. vocable.

yazı (nedir ne demek)

  1. Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi.
  2. Alfabe.
  3. Harfleri yazma biçimi.
  4. Herhangi bir harf düzeninde biçim ve sanat bakımından özellik gösteren tür.
  5. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü
  6. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale
    Örnek: İlk yazı denemelerim için gazete bulmaya çalışıyorum. F. R. Atay
  7. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü.
  8. Yazgı.
  9. Düz yer, ova, kır.
  10. Seslerin harflerle, hecelerle veya resimlerle gösterilmesi.
  11. Görüntüde yer alan, fakat görünçlüğün bir parçası olmayan her çeşityazıyı anlatır terim.
  12. Bk. arayazı
  13. (en) Title, caption
  14. (en) Clerical. scriptural. writing. article. contribution. inscription. lettering. scripture. writing.
  15. (en) Article. contribution. paper. tail. writing.
  16. (en) Article. writing. scripture. handwriting. calligraphy. fate. destiny. contribution. face. inscription.
  17. (en) calligraphy
  18. (en) Writing, script
  19. (al) Titel, Einblendtitel, Insert, Schriftinsert, Titelinsert
  20. (fr) Titre, carton
  21. (fr) écriture

açık(nedir ne demek)

  1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
    Örnek: Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin
  2. Engelsiz.
  3. Örtüsüz, çıplak.
  4. Boş.
  5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal.
  6. Aralığı çok.
  7. Çalışır durumda olan
    Örnek: Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar. Ö. Seyfettin
  8. Kolay anlaşılır, vazıh
    Örnek: Açık konuşma zamanının artık geldiğine kani idim. R. N. Güntekin
  9. Gelirin gideri karşılamaması durumu.
  10. Bk. gedik
  11. 1) sarîh. 2 ) alenî.
  12. Bk. açılma
  13. (en) Open. uncovered. wide-open. visible. apparent. obvious. bare. clear. unclouded. cloudless. definite. exposed. blank. aboveground. articulate. avowed. broad. candid. categorical. clean-cut. clear-cut. confessed. crystal. decided. declared. decollete.
  14. (en) Apparent. blunt. broad. clear. concrete. confessed. debit. decided. definite. demonstrable. distinct. evident. explicit. fine. forthright. graphic. intelligible. manifest. on. open. outstretched. overt. patent. picturesque. plain. shortage. shortfall. signal. specific. square. transparent. unequivocal. unreserved. vacant. weak.
  15. (en) On. open. deficit. offing. vacancy. uncovered. free. exposed to. vacant. unoccupied. blank. deficient. frank. clear. explicit. plain. distinct. light. indecent. obscene. saucy. frankly. closely. apparent. absolute assignment. bald. bare. bl.
  16. (en) deficit

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük