|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
anahtar
-
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı.
-
Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, kurgu.
-
Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol.
-
Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç.
-
Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak.
-
Vesile, araç, vasıta
Örnek:
Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır. P. Safa
-
İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör.
-
Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret.
-
Eski yapı almaçlarda, oluk seçimini yapmak için döndürülen parça.
-
Bk. açkı
-
Kilidi açıp kapayan madensel araç.
-
Bk. anahtar
-
tuner
-
Cipher. clew. clue. cotter. key.
-
Clef. key. clue. code. wrench. spanner. switch.
-
Key. switch. electric switch. clef. chatelaine. clue. cock n.
-
key
-
Abstimmskala, Abstimmvariometer
-
Schlüssel
-
commutateur
-
Clef, clé
-
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah.
-
Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
-
Anahtar ve her türlü açma aracı.
-
Boru, burmaç, somun vb. sıkıştırıp gevşetmeye, bir kilidi açıp kapamaya yarayan araç.
-
Polish. glaze. opener. a device for opening things. key.
-
key
-
Schlüssel
-
clef
-
Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek
Örnek:
Hasan, yıldırımla vurulmuş gibi hemen kapıyı kapadı, kaçtı. H. E. Adıvar
-
Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak.
-
Bir şeyin görünmesine engel olmak.
-
Geçişi engellemek.
-
Tıkamak, içini doldurmak.
-
Su, elektrik gelişini kesmek.
-
Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.
-
Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak.
-
Block. dam. shut. to close. to shut. to block. to obstruct. to cover. to fill. to turn sth off. to switch sth off. to lock in. to confine. to close. to hang up. to hush up.
-
Power off. switch off. turn off. to shut. to close. to plug up. top up. to block. to obstruct. to cover. to conceal. to hide. to obscure. to veil. to close down. to shut down. to suppress. to abolish.
-
Wipe out
-
Wind up
-
Hang up
araç(nedir ne demek)
-
Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
-
Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.
-
Bir şeye ulaşmak, bir şeyi elde etmek için yararlanılan kimse veya şey.
-
Taşıt
Örnek:
Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü. H. Taner
-
Bir sonuca ulaşmak için kullanılan şey.
-
Bir işin yapılmasında, bir makinenin, bir motorun sökülmesi, takılması, ayarı ya da işletilmesinde kullanılan aletlerden her biri.
-
Bir özdeği etkileyerek onda değişikliğe yol açan özdek ya da kuvvet.
-
Vehicular. vehicle. means. appliance. tool. instrument. facility. implement. medium. organ.
-
Appliance. medium. organ. transport. vehicle.
-
İnstrument. tool. vehicle. means. appliance. implement. medium. organ.
-
tool
-
Werkzeug
-
outil
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|