Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ana muhalefet nedir, ana muhalefet ne demek, ana muhalefetin anlamı (ana muhalefet nnd)

ana muhalefet nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ana muhalefet

  1. İktidarın dışında sayıca en üstün olan parti.

ana  US UK (nedir ne demek)

  1. Çocuğu olan kadın, anne
    Örnek: Gözyaşları döken hanım herhâlde gelinin anası olacaktı. H. Taner
  2. Yavrusu olan dişi hayvan.
  3. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
  4. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü.
  5. Velinimet.
  6. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü.
  7. Temel, asıl, esas
    Örnek: Geçen yıl ana işlerden hiçbiri bitirilip bir sonuca varılamamıştır. M. Ş. Esendal
  8. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatır.
  9. (en) Chief. principal. key. main. primary. basic. leading. guiding. broad. capital. cardinal. fundamental. governing. grand. master. parent. staple. mother. principle. main part. head. matron.
  10. (en) Arterial. basic. cardinal. central. chief. fundamental. grand. leading. ma. main. mama. mammy. momma. mother. primary. rudimentary. mum. mom. maternal. principal.
  11. (en) A prefix in words from the Greek, denoting up, upward, throughout, backward, back, again, anew.
  12. (en) A suffix to names of persons or places, used to denote a collection of notable sayings, literary gossip, anecdotes, etc.
  13. (en) Thus, Scaligerana is a book containing the sayings of Scaliger, Johnsoniana of Johnson, etc. a collection of anecdotes about a person or place mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu.
  14. (en) Main. master. major. mother. patroness. fundamental. basic. capital. stock. principal. broad / adj ,. cardinal. central. chief. leading. mama mamma.
  15. (en) Mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu. a collection of anecdotes about a person or place.
  16. (en) Article Numbering Association.
  17. (en) American Numismatic Association, the national organization for coin collectors.
  18. (en) Association of National Advertisers An association whose members are advertisers, i e , companies that advertise their products or services.
  19. (en) American Nurses Association.
  20. (en) Association of National Advertisers.
  21. (en) Short for 'American Numismatic Association '.
  22. (en) Automatic Network Analyzer - A computer-controlled test system that measures microwave devices in terms of their small signal S-parameters The use of this instrument by both engineering and production permits quick and accurate characterization of the input and output impedance, gain, reverse isolation of individual units and the degree of match between units.
  23. (en) Hole.
  24. Her cinsten aynı miktarda
  25. Sonek ait olan koleksiyon: Americana, Shakespeareana.

muhalefet (nedir ne demek)

  1. Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık.
  2. Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu.
  3. Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler.
  4. Bk. karşıolum
  5. Bk. karşıtgörüşlülük
  6. Bk. ayrışçılık
  7. (en) Oppositional. out. opposition. contrariety. defiance. dissension. dissent. dissidence. hostility. the outs.
  8. (en) Dissidence. opposition.
  9. (en) Opposition. opposing. the opposition. the opposition camp. defiance.

karşıolum (nedir ne demek)

  1. I. (Mantıkta) 1- Birbirinin karşısında bulunan, birbirini karşılıklı olarak dışta bırakan iki kavram ya da yargı arasındaki bağlantı. // Özel biçimleri: a. Çelişikkarşıolum: Burada bir kavram, ötekinin doğrudan doğruya değillenmesidir (ak - ak olmayan), b. Karşıtkarşıolum: Burada aynı tür içinde bir dizinin en belirgin parçaları karşı karşıyadır (ak-kara). c. Görelikarşıolum-ilişkilerinkarşıolumu: Bağlılaşık kavramlar arasındadır (baba-oğul). d-Yoksunluk bildirenkarşıolum: Bir yetkinlik ve onun eksikliği arasındadır (gören -kör), e. Düşüncenin belli koşullar altında kaçınılmaz biçimde içine düştüğü çatışkı. Karşıt kavramlar aynı konuyle ilgili olarak aynı zamanda evetlenemedikleri halde değillenebilirler. Çelişik kavramlar aynı konuyla ilgili olarak aynı zamanda evetlenemedikleri gibi değillenemezler de: 1) K, S ise P değildir. 2) K, P ise S değildir.karşıolumların örtüşmesi Ama K ne S ne P olmayabilir; burada P ile S karşıt kavramlardır. Bunların çelişik kavramlar olmaları için, yukarıdaki iki önermeye şu iki önermeyi de katmalıdır: 3) K, S değilse P dir. 4) K, P değilse S dir, yani K, ya S dir, ya P dir. 2- Aynı özne ve aynı yüklemi olan, ama a. nicelik ya da kapsam (A ve I, E ve O); b. nitelik (A ve E, I ve O: karşıt); c. hem nitelik, hem nicelik (A ve O, I ve E: çelişik) bakımından ayrı olan önermelerin durumu: Bütün öğrenciler çalışkandır. Hiç bir öğrenci çalışkan değildir. Bazı öğrenciler çalışkandır. Bazı öğrenciler çalışkan değildir. Günlük dilde çoğunlukla birbirine karıştırılan karşıt ve çelişik kavramlarını iyice birbirinden ayırmak gerekir; tümel olumlu önerme ile tümel olumsuz önerme birbirlerine karşıdırlar, ama bukarşıolum bir çelişme olmayıp bir karşıtlıktır (contrarius); tümel olumlu önermenin çelişiği olankarşıolum tikel olumsuz önermedir. (Şemaya bkz.) II. Varlıkbilim (fizikötesi açısından) 1- Gerçeklikteki çatışma; türlü güçlerin birbiriyle çatışması: Bir istenç ile başka bir istenç, bir güçle başka bir güç arasındakikarşıolum. 2- Varlığın kendi içindeki uçlaşma (kutuplaşma) durumları (soluk alma-verme, eril-dişil). 3- Yaşamın ve tinin kımıldatıcı, devindirici itilimi, dürtüsü ve ileri götüren yaratıcı gücü (özellikle J. Böhme'den Alman idealizmine değin Alman fizikötesinde). 4- Eytişimselkarşıolum: Bir varlığın (sav) karşıtına dönüşmesi (karşısav) ve bu yolla daha yüksek bir birliğe (bireşim) ulaşması; sav ile karşısav arasındaki ilişki, bk. eytişim, örtüşme. 5- Bireşime yer vermeyen, varoluşsal bir karar gerektiren bir seçeneğin iki kanadı arasında "ya-ya da" biçiminde beliren ilişki.
  2. (en) Opposition
  3. (fr) Opposition
  4. (la) oppositio

iktidar (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapabilme gücü, erk, kudret
    Örnek: Bu iş benim iktidarım haricinde, demez mi? S. F. Abasıyanık
  2. Bir işi başarabilme yetki ve yeteneği.
  3. Devlet yönetimini elinde bulundurma ve devlet gücünü kullanma yetkisi
  4. Bu yetkiyi elinde bulunduran kişi ve kuruluşlar.
  5. Bk. erk
  6. (en) Ability. capability. potency. power. capacity. potential.
  7. (en) Ability. potency. power. capacity. government. sexual potency. virility.
  8. (en) Ability. capacity. power. government. the political group who have formed a government potency. virility. sexual competency in a male. capability. competence. efficiency. faculty. might. rulership.

dışında(nedir ne demek)

  1. (en) Except, apart from, except that, short of, short, outside of, on the outside of, outside

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük