|
ana deniz bilimi
-
Çocuğu olan kadın, anne
Örnek:
Gözyaşları döken hanım herhâlde gelinin anası olacaktı. H. Taner
-
Yavrusu olan dişi hayvan.
-
Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
-
Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü.
-
Velinimet.
-
Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü.
-
Temel, asıl, esas
Örnek:
Geçen yıl ana işlerden hiçbiri bitirilip bir sonuca varılamamıştır. M. Ş. Esendal
-
Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatır.
-
Chief. principal. key. main. primary. basic. leading. guiding. broad. capital. cardinal. fundamental. governing. grand. master. parent. staple. mother. principle. main part. head. matron.
-
Arterial. basic. cardinal. central. chief. fundamental. grand. leading. ma. main. mama. mammy. momma. mother. primary. rudimentary. mum. mom. maternal. principal.
-
A prefix in words from the Greek, denoting up, upward, throughout, backward, back, again, anew.
-
A suffix to names of persons or places, used to denote a collection of notable sayings, literary gossip, anecdotes, etc.
-
Thus, Scaligerana is a book containing the sayings of Scaliger, Johnsoniana of Johnson, etc. a collection of anecdotes about a person or place mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu.
-
Main. master. major. mother. patroness. fundamental. basic. capital. stock. principal. broad / adj ,. cardinal. central. chief. leading. mama mamma.
-
Mother of the ancient Irish gods; sometimes identified with Danu. a collection of anecdotes about a person or place.
-
Article Numbering Association.
-
American Numismatic Association, the national organization for coin collectors.
-
Association of National Advertisers An association whose members are advertisers, i e , companies that advertise their products or services.
-
American Nurses Association.
-
Association of National Advertisers.
-
Short for 'American Numismatic Association '.
-
Automatic Network Analyzer - A computer-controlled test system that measures microwave devices in terms of their small signal S-parameters The use of this instrument by both engineering and production permits quick and accurate characterization of the input and output impedance, gain, reverse isolation of individual units and the degree of match between units.
-
Hole.
-
Her cinsten aynı miktarda
-
Sonek ait olan koleksiyon: Americana, Shakespeareana.
-
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
-
Bu su kütlesinin belirli bir parçası.
-
Aydaki düzlükler.
-
Geniş alan.
-
Sınırsız genişlik, çokluk, yoğunluk.
-
Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları.
-
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu, büyük su kütlesi.
-
Mec. Çok, bol.
-
Sea. naval. marine. maritime. nautical. sea. the waters. the wave. the waves. the deep. the blue. the briny. brine. drink. main. thalasso-.
-
Sea. naval. marine. maritime. nautical. the waters. the wave. the waves. the deep. the blue. the briny. brine. drink. main. thalasso-. waters.
-
Ocean. sea. beach operator. drink. fish pond. oggin. water.
-
sea
-
mer
-
Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim
Örnek:
Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır. H. E. Adıvar
-
Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
-
Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.
-
1-Evrenin bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi. 2- Türlü duygusal yaşantıların mantıkça bir örnek düşünce dizgesine uydurulması için gösterilen çabalara verilen ad.
-
Science. knowledge. learning. scholarship.
-
Science. learning.
-
Science. lore.
-
science
-
Okyanus ve denizlerin fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri üzerine deneysel araştırmalar yapan bilim kolu, deniz bilimi, ana deniz bilimi.
-
oceanography
olan(nedir ne demek)
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|