|
ampul
-
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe.
-
İçinde sıvı durumda ilaç bulunan cam tüp.
-
Bk. ışıtaç
-
Işıyıcı maddeyi saran saydam ya da yarı saydam kılıf. Not: Endüstride akkor lambaampulu: Kavanoz.
-
Bulb. lamp.
-
Ampoule. bulb. bulb. boobs.
-
Same as Ampulla, 2.
-
Light bulb. electric bulb. ampoule. ampul. ampule. vial. glass bulb. lamp.
-
A small bottle that contains a drug.
-
bulb
-
Kolben
-
ampoule
-
Ufak ilaç şişesi, derialtı enjeksiyonlarında kullanılan mühürlenmiş cam kabı
-
Havası boşaltılmış cam şişe içinde elektrik akımı ile akkor duruma gelerek ışık veren aygıt. Tiyatro ışıldaklarında bunların çeşitli amaçlara yönelik olanları vardır.
-
Ve televizyon çalışmalarının çeşitli aşamalarında, özellikle aydınlatmada, yapma ışık kaynağı olarak kullanılan ve değişik yapıda, boyda, güçte çeşitleri olan aygıt. (Genellikle, havası boşaltılmış ya da içinde özel bir gaz bulunan camdan bir kap içinde bir telin elektrik akımıyla akkor duruma geçirilmesiyle çalışır).
-
Elektriksel ya da kimyasal erkeyi ısıya dönüştürerek ışık veren aygıt.
-
lamp
-
bulb
-
Lampe, Leuchte
-
Lampe
-
Lampe, ampoule
-
lampe
-
Süresince, zarfında
Örnek:
Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
-
Ortamında
Örnek:
Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz. F. R. Atay
-
... ile dolu bir biçimde.
-
İncluded. in. inside of. within. inly. therein. in. inside. within. among. amongst. sub.
-
İncluded. in. inside of. within. inly. therein. inside. among. amongst. sub.
-
İn. inside. within (a limit. under (circumstances. all. full of. having.
-
Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
-
Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.
-
Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.
-
Fiziğin, elektrik olaylarını inceleyen kolu.
-
Çarpıcılık, cazibe, canlılık
Örnek:
Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka, yırtıkça bir kız var içlerinde. H. Taner
-
Elektrikle çalışan.
-
Duruk ya da devinenelektrik yüklerinin yol açtığı tüm görüntüleri inceleyen doğabilim dalı.
-
Yükünün yol açtığı bütün olaylar için kullanılan genel terim.
-
İki nesnenin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında, ısının kimi örütler, ışığın kimi özdekler üzerindeki etkisiyle ya da ayrı potansiyelli iki özdek arasında oluşan ve etkisini çekme, itme, mekanik, kimyasal, ısıl vb. olaylar biçimin de gösteren erke türü.İng.: electricity Fr.: électrique Alm.: Elektrizität
-
electricity
-
Electric. electrical. electricity. juice.
-
Cable. electricity. power. electric. electrical.
-
Electricity. electric. electrical. appraisal for fixing of utility rates. long-term bonds. public-utility company. customer's costs. juice. public utilities. utility stock.
-
Elektrizität
-
Électrique, électricité
-
électricité
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|