|
amper
-
Elektrik akımında şiddet birimi.
-
Bk. ampere
-
Bir iletkenin herhangi bir noktasından bir saniyede geçen elektrik yükü miktarı.
-
Ampere. amp.
-
Ampere. a.
-
ampere
-
1775-1836. Andre MarieAmpere, Fransız matematikçisi ve fizikçisi. Matematikte, olasılık teorisi, gerçel analiz ve değişim (varyasyon) hesabıyla ilgilenmiştir.
-
Elektrikte kullanılan akım yeğinliği birimi.
-
ampere
-
ampere
-
ampère
-
Elektrik akımının kuvvet birimi, amper.
-
amper
-
Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.
-
Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.
-
Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.
-
Fiziğin, elektrik olaylarını inceleyen kolu.
-
Çarpıcılık, cazibe, canlılık
Örnek:
Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka, yırtıkça bir kız var içlerinde. H. Taner
-
Elektrikle çalışan.
-
Duruk ya da devinenelektrik yüklerinin yol açtığı tüm görüntüleri inceleyen doğabilim dalı.
-
Yükünün yol açtığı bütün olaylar için kullanılan genel terim.
-
İki nesnenin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında, ısının kimi örütler, ışığın kimi özdekler üzerindeki etkisiyle ya da ayrı potansiyelli iki özdek arasında oluşan ve etkisini çekme, itme, mekanik, kimyasal, ısıl vb. olaylar biçimin de gösteren erke türü.İng.: electricity Fr.: électrique Alm.: Elektrizität
-
electricity
-
Electric. electrical. electricity. juice.
-
Cable. electricity. power. electric. electrical.
-
Electricity. electric. electrical. appraisal for fixing of utility rates. long-term bonds. public-utility company. customer's costs. juice. public utilities. utility stock.
-
Elektrizität
-
Électrique, électricité
-
électricité
şiddet(nedir ne demek)
-
Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik.
-
Hız.
-
Karşıt görüşte olanlara, inandırma veya uzlaştırma yerine kaba kuvvet kullanma.
-
Duygu veya davranışta aşırılık
Örnek:
Sesinin tonunda siteminin şiddetini azaltan bir yumuşama vardı. N. Cumalı
-
Bk. yeğinlik.
-
Bk. yeğinlik
-
Harshness. violence. severity. vehemence. intensity. intenseness. rigor. rigour. acuteness. stringency. edge. fierceness. force. forcefulness. heaviness. impetuosity. impetus. intension. keenness. lustiness. rough stuff. sharpness. smartness. sting.
-
Force. fury. impetus. rigour. strength. vehemence. violence. volume.
-
İntensity. severity. violence. vehemence. harshness. stringency. rigorousness. emphasis. force. heaviness. impetus. physical violence. rigour. steam. strength. stress. stronghand.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|