Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > amonyak temelli atmosfer nedir, amonyak temelli atmosfer ne demek, amonyak temelli atmosferin anlamı (amonyak temelli atmosfer nnd)

amonyak temelli atmosfer nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






amonyak temelli atmosfer

  1. Amonyak kullanılarak anıklanmış, bileşimlerinde yalnızca hidrojen ve azot bulunan atmosfer.

amonyak (nedir ne demek)

  1. Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3).
  2. İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.
  3. Protein metabolizması sonucu oluşan azot ve hidrojen bileşimi olan keskin kokulu bileşik.
  4. Amino asitlerin deaminasyonu sonucu ortaya çıkan, suda çözünen, oldukça zehirli artık ürün.
  5. Başlıca amino asitlerin deaminasyonundan ve nükleik asit, aminler gibi diğer kaynaklardan oluşan suda çözünen, oldukça zehirli artık ürün, NH3.
  6. (en) Ammoniac. ammonia.
  7. (en) Ammonia. ammonia water.
  8. (en) ammonia
  9. (al) ammonia
  10. (al) Ammoniak
  11. (fr) ammonia
  12. (fr) Ammoniac, ammoniaque

temelli (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir nitelikte temeli olan.
  2. Geçici olmayan, sürekli, kalıcı, devamlı, daimî
    Örnek: Sermet Muhtar, Akşam gazetesinin temelli imzalarından biri oldu. Y. Z. Ortaç
  3. Büsbütün, tamamen.
  4. (te'melli) Sürekli olarak.
  5. Temeli olan
  6. Geçici ve eğreti olmayıp sonuna kadar sürecek olan.
  7. (en) Having a foundation. true. well-founded. permanent. permanently. fundamental. for good. for good and all.
  8. (en) Which has a foundation. permanent. old. application for life. for good.

temel (nedir ne demek)

  1. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü
    Örnek: Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar
  2. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
  3. En önemli, belli başlı, ana, esas, asıl, baz
  4. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler
    Örnek: Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. N. Cumalı
  5. 1- (Genel anlamda) Bir şeyin üzerindetemellendiği, kurulduğu şey (bir evintemeli, bir kurumuntemeli vb.). 2- Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğintemeli, hukukuntemeli, eğitimintemeli, ahlâkıntemeli vb. Ahlâkıntemeli, bir ahlâk öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlâk felsefesinde bu ilke haz'dır). 3- Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımıntemeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)
  6. Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler.
  7. En önemli, belli başlı, ana, esas.
  8. Dayanıklı.
  9. Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.
  10. (en) Basic. bread-and-butter. fundamental. primary. principal. underlying. elementary. basal. abecederian. constitutive. elemental. guiding. parent. rudimental. rudimentary. staple. working. foundation. base. basis. footing. ground. groundwork. root. back.
  11. (en) Base. basic. basis. bed. central. cornerstone. elementary. essential. footing. foundation. fundamental. ground. grounding. groundwork. keynote. leading. main. precept. primary. principal. rationale. rudimentary. rudiments. chief.
  12. (en) Basic. basis. foundation. basic principle. origin. basic fundamental. principal. chief. main. most important. footing. foot. ground work. ground. support. basement. bedding. base. bottom. essence. fabric. grounding. groundwork. leading. master. pedestal.
  13. (en) foundation
  14. (fr) fondement
  15. (la) fundamentum

atmosfer (nedir ne demek)

  1. Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı.
  2. Hava yuvarı.
  3. İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava
    Örnek: Ben akşama kadar ruhunu sarmış olan facia atmosferinden kurtulmak isterim. B. Felek
  4. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 cm uzunluğunda ve tabanı 1 cm² olan cıva sütununun ağırlığı (1 kg 33 g).
  5. Bk. havayuvarı
  6. Bk. uçunyuvar
  7. Bk. hava
  8. Bkz. havayuvar.
  9. (en) Atmosphere. aura. aureola. aureole.
  10. (en) Atmosphere. ambience. atmospheric.
  11. (en) Atmosphere. ambience.

havayuvarı (nedir ne demek)

  1. Yeryuvarını kuşatan çeşitli gaz ve katmanlardan oluşan örtü.
  2. (en) atmosphere
  3. (fr) atmosphère

yalnızca (nedir ne demek)

  1. Yalnız olarak.
  2. Tek başına
    Örnek: Ona vefasızlıkta biraz düşünceli davranmayı yararlı buluyor, yalnızca bulduklarında yeni başkana pek uysal davranıyorlardı. M. Ş. Esendal
  3. Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece.
  4. (en) exclusively.
  5. (en) Just. merely. only. by oneself. alone. on one's own.
  6. (en) Alone. by oneself. only.

hidrojen(nedir ne demek)

  1. Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir gaz, müvellidülma (simgesi H).
  2. Renksiz, kokusuz, tatsız, yanmaz bir gaz elementi. A. A. 1 .008, A. S. 1.
  3. (en) hydrogen.
  4. (en) hydrogene
  5. (fr) hydrogène

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük