|
amme idaresi
-
Kamu yönetimi.
-
Public administration. local government.
-
Kamu.
-
Bk. kamu kesimi
-
The public.
-
Public. general. the public. community.
-
Nurse , wet nurse.
-
Devlet eliyle yürütülen ekonomik işlerin bütünü, kamu sektörü.
-
Genel devlet ve kamu iktisadi teşebbüslerinden oluşan kesim.
-
Public sector.
-
Public sector
-
Yönetme, yönetim, çekip çevirme.
-
Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü.
-
Bir kurum veya kuruluşun yönetildiği yer veya makam
-
Bir kurumun işlerini yürüten kurul
Örnek:
Gazete idaresi tarafından zarf kazara açılmış. P. Safa
-
Tutum.
-
İdare kandili veya lambası.
-
Hoş görme, göz yumma.
-
Yetinme
Örnek:
Bu son hatıralarla sonuna kadar idareye çalışıyorum. S. F. Abasıyanık
-
Administration. management. handling. control. economy. sparing. thrift. admin. chancellery. conduct. conn. disposition. dominion. government. helm. mastery. regimen. rein. rule. ruling. steerage. steering. stewardship. supervision. sway. wire.
-
Administration. conduct. control. direction. disposal. management. manipulation. thrift. government. board. economy. frugality. austerity.
-
Administration. direction. management. economy. thriftiness. administration of office. charge. conduct. control. dispensation. governance. government. guidance. helm. husbanding. manipulation. regime. regimen. retrenchment. running. stewardship. supervisi.
-
Devletin yönetim faaliyetlerinin faydalı ve verimli bir biçimde düzenlenmesiyle uğraşan bilim dalı, kamu idaresi, amme idaresi.
-
Public administration. public / state administration.
-
Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü.
-
Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme
Örnek:
Çevre koruması sorunları İsveç kamusunun bilincine ve hatta bilinçaltına sinmiş. H. Taner
-
Hep, bütün
-
Bk.Kamu kesimi
-
Âmme. ~ düzeni: âmme intizâmı. ~ töresi: âmme hukuku. ~ tüzel kişiliği: âmme hükmî şahsiyyeti. ~ yararı: âmme menfaati, maslahat.
-
Bütün, hep.
-
Halk.
-
Public. public.
-
Public. the public. the people. civil.
-
Public. the public. the community.
kam(nedir ne demek)
-
dilek.
-
Şaman.
-
Dilek.
-
Zevk, mutluluk, tat.
-
Bk. aşık
-
Bk. buruncuk
-
Türk budunlarınca samanlara verilen âd. a. bk. şamancılık.
-
Hekim. 2. Düşünür. 3. Büyücü, sihirbaz.
-
cam.
-
Crooked; awry.
-
Cam. shaman.
-
Lust, one of the weaknesses. crooked.
-
Lust, one of the five weaknesses. to love, to be in love with, to wish.
-
Kam.
-
[Kam] v. come, arrive; result from -; reach orgasm
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|