|
amir
-
Buyuran, emreden kimse
Örnek:
Akıl öğrettiğim herif şimdi bana amir oldu. B. Felek
-
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse.
-
Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
-
1) buyurucu, buyuran. 2) üst.
-
Buyuran, buyurucu, üst.
-
Yüksek orunlu kimse.
-
Masterful. commander. in charge. chief. overman. overlord.
-
Chief. governor. superior. commanding. imperative.
-
Emir.
-
One of the Mohammedan nobility of Afghanistan and Scinde.
-
Same as Ameer.
-
Supervisor. superior. chief. commander. boss. commandant. imperative. immediate manager. president. top brass.
-
Literally, commander In many of the Arab states of the gulf, amir often means ruler or prince.
-
Strictly speaking, commander In Saudi Arabia, amir often means prince, but can mean governor of a province.
-
Leader or commander. blue. an independent ruler or chieftain.
-
emir
-
İmperative, prescriptive, commanding
-
Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
Örnek:
Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
-
Olumsuz cümlelerde kişi
-
Person. one. soul. cad. thing. wallah. wight. somebody. anybody. anyone. someone. one. no one. nobody. no man.
-
Any. anybody. party. people. person. sort. soul. someone. somebody. anyone. nobody. no one.
-
Someone. somebody. anyone. anybody. nobody. no one. anybody anyone. individual. soul. wight.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|