Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > altında nedir, altında ne demek, altındaın anlamı, ingilizcesi (altında nnd)

altında nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






altında

  1. Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
  2. Yüksek bir yerden geniş bir alanı görür durumda.
  3. (en) Under. down. below. beneath. underneath. down below. below smb. under. below. underneath. beneath. neath. sub.
  4. (en) Under. down. below. beneath. underneath. down below. below smb. neath. sub.
  5. (en) Under. below. beneath. hypo. underneath.
  6. (en) Below
  7. (fr) Au-Dessous de

sahne (nedir ne demek)

  1. İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer.
  2. Görüntü.
  3. Gösteri sergilenen eğlence yeri veya tiyatro
  4. Tanık olunan, gözlenen olay
    Örnek: Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. A. Gündüz
  5. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı.
  6. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri.
  7. Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. 2- Bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan.
  8. Bk. ayrım
  9. Bk. görünçlük
  10. (en) Scenic. stage. set. scene. setting. site. arena. boards.
  11. (en) Act. bandstand. boards. scene. stage. theatre. tiy.
  12. (en) Scene. stage. setting. the boards. dais.
  13. (en) Cream.
  14. (en) Scene, french scene,
  15. (en) Stage
  16. (fr) Scène

yakın (nedir ne demek)

  1. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı.
  2. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.
  3. Aralarında sıkı ilgi bulunan.
  4. Benzeyen, andıran, yaklaşan
    Örnek: Beş dönüme yakın bahçesi bir ormanı andırırdı. Ö. Seyfettin
  5. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan
    Örnek: Elli yaşında adam, ellisine yakın kadın... S. F. Abasıyanık
  6. Uzak olmayan yer.
  7. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba
    Örnek: Türkçe konuştuğu için bana kendi yakınlarımızdan biri hissini veren yaşlı garson yanımıza geldi. Y. K. Karaosmanoğlu
  8. Bk. kesinlik
  9. İlgi ve iyiliklerini görmekte olduğumuz komşu ve dostlarımız, hiçbir ilgisini görmediğimiz hısımlarımızdan bize daha yakındır.
  10. Bk. saÄŸlam bilgi
  11. (en) Adjacent. akin. akin to. approximate. close. close-rage. connate. connected. contiguous. convenient. familiar. handy. immediate. imminent. inseparable. intimate. near. not far. pending. proximate. within reach. by. close. close to. at hand. hard. har.
  12. (en) Akin. analogous. bosom. convenient. handy. imminent. near. parallel. pleasant.
  13. (en) Nearby. near to. close to. close-by. who is close to sb. very similar to. akin. close. round the corner. handy. hot. immediate. imminent. locally. near. neighbouring. nigh.
  14. (en) Thick

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük