Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > alev lambası nedir, alev lambası ne demek, alev lambasıın anlamı, ingilizcesi (alev lambası nnd)

alev lambası nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






alev lambası

  1. Gaz veya benzinle çalışan, ucundan bir alev püskürterek yanan ve kurşun boru işlerinde kullanılan bir araç.
  2. Ucundan bir alev püskürterek yanan ve kurşun boru işlerinde kullanılan bir aygıt. Gaz ya da benzin yakılan türleri vardır.
  3. (en) Blowtorch.

alev (nedir ne demek)

  1. Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule.
  2. Sıcaklık
    Örnek: İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor. H. R. Gürpınar
  3. Kıvılcım.
  4. AÅŸk ateÅŸi.
  5. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
  6. Bk. alaz
  7. (en) Flame. blaze. fire. spunk. pennant.
  8. (en) Blaze. fire. flame. blaze yalım. yalaz. alaz.
  9. (en) Flame. blaze. flash.

alaz (nedir ne demek)

  1. Alev, yalaz.
  2. Alev yalaz.
  3. Ağaçsız, açıklık yerler.
  4. Gösteriş, haşmet.
  5. Yanan ve ışık veren gazların, değişik biçim ve büyüklükte uzanan dili.
  6. (en) Flame. blaze.
  7. (en) Flame
  8. (fr) Flamme

lamba (nedir ne demek)

  1. Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet
    Örnek: Bir gaz lambasının ışığında önüme serdiğim haritayı tetkik ediyordum. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul.
  3. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.
  4. Bk. boru
  5. Bk. ışıtaç
  6. Işık üretmek için yapılmış yapay kaynak.
  7. Kapı, pencere ya da kapak kenarlarına açılan, genellikle dikaçılı girinti.
  8. Bk. lamba
  9. (en) Lamp. bulb. light. illuminant. glim.
  10. (en) Lamp. fixture. head lamp.
  11. (en) Lamp
  12. (al) Lampe
  13. (al) Falz
  14. (fr) Lampe
  15. (fr) Jointure

gaz (nedir ne demek)

  1. Tül.
  2. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.
  3. Yağı, petrol
    Örnek: Aklıma geldi, kilerden bir teneke gaz çıkarttım. A. Gündüz
  4. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması.
  5. Lambası
    Örnek: Gözümü açtım ki gazlardan ikisi de sönmüş. A. Rasim
  6. DoÄŸal gaz.
  7. Gaz yağı, petrol
  8. Gaz lambası
  9. Bk. uçun
  10. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre.İng.: gas Fr.:gaz Alm.: gas
  11. (en) Gaseous. gas. oil. fuel gas. exhalation. aero-.
  12. (en) Fume. kerosene. gas. oil. flatulence. wind.
  13. (en) Gas. kerosene. illuminating oil. vapor. vapour. fume. gaseous. aeriform. gauze. public-utility company. exhale.

çalışan (nedir ne demek)

  1. Bir iş kolunda, bir kurumda görevli olan kimse.
  2. (en) Working, laboring, labouring [Brit.], active

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük