Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > alet etmek nedir, alet etmek ne demek, alet etmekin anlamı, ingilizcesi (alet etmek nnd)

alet etmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






alet etmek

  1. Bir işte birini uygun olmayan bir biçimde kullanmak
    Örnek: Sen kalktın, onu şakaya, latifeye, alaya alet etmek istedin. Ö. Seyfettin
  2. Bir kimseyi hoş olmayan bir işte aracı olarak kullanmak: “Sen kalktın, onu şakaya, latifeye, alaya alet etmek istedin.” -Ö. Seyfettin.
  3. (en) To use sb. to make a fool of.

alet (nedir ne demek)

  1. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne
    Örnek: Alet işler, el övünür. Atasözü
  2. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç, aygıt
    Örnek: Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum. F. R. Atay
  3. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
  4. Hoş görülmeyen bir işe yardımcı veya aracı olmayı kabul eden kimse, maşa
    Örnek: Birtakım teşebbüslerini gerçekleştirmesi yolunda onu bir alet gibi kullanıyor. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Bk. araç
  6. (en) İnstrumental. gadgety. tool. appliance. instrument. device. aid. apparatus. implement. jigger. job. organ. vessel.
  7. (en) Apparatus. appliance. device. implement. instrument. organ. pawn. rig. tool. utensil. cock.
  8. (en) Tool. implement. device. apparatus. machine. instrument. means. appliance. appliance producer. engine. tool equipment. handle. organ. utensil. vessel.

araç (nedir ne demek)

  1. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
  2. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.
  3. Bir şeye ulaşmak, bir şeyi elde etmek için yararlanılan kimse veya şey.
  4. Taşıt
    Örnek: Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü. H. Taner
  5. Bir sonuca ulaşmak için kullanılan şey.
  6. Bir işin yapılmasında, bir makinenin, bir motorun sökülmesi, takılması, ayarı ya da işletilmesinde kullanılan aletlerden her biri.
  7. Bir özdeği etkileyerek onda değişikliğe yol açan özdek ya da kuvvet.
  8. (en) Vehicular. vehicle. means. appliance. tool. instrument. facility. implement. medium. organ.
  9. (en) Appliance. medium. organ. transport. vehicle.
  10. (en) İnstrument. tool. vehicle. means. appliance. implement. medium. organ.
  11. (en) Tool
  12. <(al) Werkzeug
  13. (fr) Outil

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
  10. (en) Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
  11. (en) To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
  12. (en) Step
  13. (en) Say
  14. (en) Total
  15. (en) Aggregate

uygun (nedir ne demek)

  1. Yakışır, yaraşır, uz, mutabık, mütenasip
  2. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
  3. Orantılı, oranlı.
  4. Yakışır, yaraşır, elverişli, yararlı.
  5. Oranlı.
  6. (en) Suitable. agreeable. conformable. appropriate. favorable. favourable. convenient. proper. eligible. due. fair. well-matched. acceptable. accommodating. adaptable. adequate. advisable. allowable. answerable. applicable. apposite. apropos. apt. becomin.
  7. (en) Acceptable. adequate. agreeable. amenable. applicable. appropriate. apt. becoming. central. coherent. commensurate. congruous. consistent. convenient. corresponding. decent. decorous. due. eligible. expedient. favourable. fit. fitting. good. happy. likely. livable. okay. opportune. pertinent. presentable. proper. propitious. proportionate. reasonable. right. seemly. strategic. suitable. timely. well. reasonable. becoming. correct. qualified. sensible. suited. fitting consistent. favorable. matching. good for. fit for in line with. apposite. conform.
  8. (en) Best fit. favorable. acceptable. adequate. advisable. agreeable. apposite. appropriate. apt. becoming. commensurable. commensurate. compatible. concordant. conformable. conformation. congenial. congruous. consistent. consonant. convenable. convenient. cor.

biçim(nedir ne demek)

  1. Biçme işi.
  2. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal
    Örnek: İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur. S. Birsel
  3. Yakışık alan şekil, uygun şekil
    Örnek: Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde. A. İlhan
  4. Herhangi bir şeyin benzeri.
  5. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
  6. Tarz
    Örnek: İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar. F. R. Atay
  7. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli düzeni, format.
  8. Bilgisayarda disketi kullanılabilir duruma getirme.
  9. Disketi zararlı ögelerden temizleme.
  10. Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü.
  11. (en) Form. shape. style. cast. configuration. conformation. face. fashion. figuration. format. genre. guise. make. mode. semblance. morpho-.
  12. (en) Bathos. configuration. fashion. figure. form. format. make. manner. mode. semblance. shape. strain. stripe.
  13. (en) Format. form. manner. shape. way. well-proportioned form. conformation. cut. fashion. figure. make. method. model. stripe. turn. turn of phrase.
  14. (en) Form
  15. (al) Form
  16. (fr) Forme

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük