Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > alet edevat nedir, alet edevat ne demek, alet edevatın anlamı, ingilizcesi (alet edevat nnd)

alet edevat nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






alet edevat

  1. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için kullanılan araçlar.
  2. Bk. donatı
  3. (en) İmplements. paraphernal property. tools and tackle. toolings , furniture and fixtures. tooling and implements.

donatı (nedir ne demek)

  1. Teçhizat.
  2. Bir deneysel çalışmada kulanılan araç ve gereçler.
  3. Bir deneysel çalışmada kulanılan araç ve gereçler.
  4. Bir film çevirmek ya da bir televizyon yayınını gerçekleştirmek için gerekli araçlar.
  5. (en) Outfit
  6. (en) Equipment. gear. kit. outfit. paraphernalia. tackle. fittings.
  7. (en) Accessory. accoutrement. reinforcement.
  8. (en) Equipment
  9. <(al) Ausrüstung, Gerät
  10. (fr) Equipment
  11. (fr) Équipement

alet (nedir ne demek)

  1. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne
    Örnek: Alet işler, el övünür. Atasözü
  2. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç, aygıt
    Örnek: Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum. F. R. Atay
  3. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
  4. Hoş görülmeyen bir işe yardımcı veya aracı olmayı kabul eden kimse, maşa
    Örnek: Birtakım teşebbüslerini gerçekleştirmesi yolunda onu bir alet gibi kullanıyor. Y. K. Karaosmanoğlu
  5. Bk. araç
  6. (en) İnstrumental. gadgety. tool. appliance. instrument. device. aid. apparatus. implement. jigger. job. organ. vessel.
  7. (en) Apparatus. appliance. device. implement. instrument. organ. pawn. rig. tool. utensil. cock.
  8. (en) Tool. implement. device. apparatus. machine. instrument. means. appliance. appliance producer. engine. tool equipment. handle. organ. utensil. vessel.

edevat (nedir ne demek)

  1. Bir iş için gerekli olan malzemelerin, parçaların tümü
    Örnek: Taş binanın bir odasını mantarlardan, çivilerden ve balıkçı edevatından bir döşeme bürümüştü. S. F. Abasıyanık
  2. Bk. kullanak
  3. (en) Tools. instruments. implements.
  4. (en) Equipment. tools. instruments. implements. gadgets. utensils. appliances. device. tool equipment.

bir el (nedir ne demek)

  1. Ateşli silah için bir kez atım.
  2. İskambil, tavla vb. oyunlarda bir tur oyun.

mekanik (nedir ne demek)

  1. Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı.
  2. Denge veya hareket kurallarıyla ilgili.
  3. Makine ile yapılan.
  4. Düşünmeden yapılan.
  5. Bk. işleybilim
  6. Bk. işleysel
  7. Bk. düzenek
  8. Bk. işletsel
  9. 1- Devim ve denge yasalarını, devindirici güçleri, makinelerin devim ve dirençlerim inceleyen bilim. 2- Bu bilime ilişkin.
  10. (en) Mechanical. mechanic. mech. mechanics.
  11. (en) Mechanical. mechanics.
  12. (en) Mechanical. mechanics. machinal. push button.
  13. (en) Mechanical, mechanics

(nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
  15. (en) Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
  16. (en) Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
  17. (en) Profession.
  18. (en) Job
  19. (en) Work.
  20. (en) Business, activity.
  21. (en) Work
  22. (al) Arbeit
  23. (fr) Travail

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük