|
alegori biçiminde yorumlamak
-
Allegorize
-
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme.
-
Allegory.
-
With the fashion, in fashion
-
Bir yazıyı veya bir sözü yorum yaparak açıklamak, tefsir etmek.
-
Bir olaya, bir duruma bir anlam vermek, tabir etmek
Örnek:
Hasan Bey istediği gibi yorumlayabilir, bu beni ilgilendirmez. H. E. Adıvar
-
Bir müzik parçasını, bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlılık ve teknikle çalmak, söylemek veya oynamak, icra etmek.
-
Comment. commentate. construe. decipher. explicate. expound. gloss. interpret. paraphrase. read. render.
-
Construe. read. to comment on. to interpret. to construe. interpret.
-
İnterpret.
-
Remiz ve kinaye yolu ile öğüt verici hikâye haline getirmek
-
Bir hikâyeyi remiz ve kinaye şeklinde yorumlamak
-
[Allegorize (Amer.) ] alegori biçiminde yorumlamak, kinaye yazmak
görüntü(nedir ne demek)
-
Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.
-
Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal.
-
Manzara.
-
Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.
-
Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
-
Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.
-
Bir nesnenin çeşitli noktalarından çıkan ışık ışınlarının, bir ışıksal dizgeden geçtikten sonra oluşturdukları biçim.
-
Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. Sinem
-
Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıylagörüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş;görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. TV
-
Almaçgörüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü.
-
Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim.
-
İmage, 2-
-
Frame
-
Display. image. picture. sight. view. display. outlook. semblance. spectacle.
-
İmage. look. picture. spectre. phantom. frame. vision. spector.
-
İmage. video. picture. phantom. specter. apparition. mirror image. presence. tableau.
-
İmage
-
Blip
-
Bild
-
Bild, Schirmbild
-
İmage
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|