|
alay beyi
-
Albay rütbesinde jandarma alay komutanı.
-
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk.
-
Çok kalabalık.
-
Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
-
Bütün, hep.
-
Ses tonu, söz, davranış vb. yollarla biriyle, bir şeyle eğlenme, küçümseme.
-
Geçit resmine, gösteri yürüyüşüne katılan asker birliği ya da insan topluluğu.
-
Üç taburdan oluşan asker topluluğu.
-
Bir törende, gösteride yer alan kalabalık.
-
Regimental. regiment. procession. parade. cortege. troops in line. teasing. mockery. ridicule. fun. mock. irony. banter. derision. fleet. gibe. jape. jeer. jest. jibe. leg-pull. persiflage. quiz. rub. scoff. sneer. taunt. wipe.
-
Derision. gibe. mockery. regiment. ridicule. sarcasm. sneer. taunt. troop. jibe.
-
Regiment. crowd. mockery. ridicule. teasing. derision. gibe. ho. jeer. jest. josh. legion. pageant. parade. procession. scoff. send up. sneer. taunt. tease. travesty. troop.
-
Parade, procession
-
Parade, procession
-
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü
Örnek:
Eniştem Neyyir Beyi kimin vurduğunu ben biliyorum. R. N. Güntekin
-
Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.
-
Eş, koca
Örnek:
İki yol var önünde: ya beyinin dilini öğrenirsin, ya beyin senin dilini. T. Dursun K
-
İskambil kâğıtlarında birli, as
Örnek:
Gerçekten de doktora bir bey ile iki yedili gelmişti. T. Buğra
-
Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir.
-
Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı.
-
Komutan.
-
Zengin, ileri gelen kimse, bay (I).
-
Satma, satış.
-
Küçük bir ülkenin buyurucusu: Menteşebeyi, Maskatbeyi gibi.
-
Satım, satış. ~ akdi: satım, satış sözleşmesi,
-
Mr. mr. gentleman. mister. lord. ace. bey. don. esquire. governor. the governor. monsieur. sahib. seigneur. squire.
-
Don. gentleman. squire. gent. sir. mr. mister. prince. ruler. master. ace.
-
A governor of a province or district in the Turkish dominions; also, in some places, a prince or nobleman; a beg; as, the bey of Tunis. the governor of a district or province in the Ottoman Empire a title of respect for a man in Turkey or Egypt; 'he introduced me to Ahmet Bey'.
-
Gentleman.
-
Sir.
-
Mr. prince. ruler. chieftain. notable. country gentleman. ace. esquire.
-
A title of respect for a man in Turkey or Egypt; 'he introduced me to Ahmet Bey'. the governor of a district or province in the Ottoman Empire.
-
Prince
-
Prince
-
Bey
-
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.
-
Colonel.
-
Colonel. captain.
-
Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet.
-
Bu kuvvette görevli olan kimse.
-
Açıkgöz.
-
Gendarme. constabulary.
-
Gendarme. police soldier. gendarmerie.
-
Gendarmerie. police soldier. gendarme. the corps of gendarmes. constable. county constabulary. county police. rural police. rural policeman.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|