Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > alan düzleyici ingilizcesi, alan düzleyicinin ingilizce anlamı

alan düzleyici ingilizce

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

alan düzleyici

  1. alan düzleyici ne demek (en) Field flattener
  2. alan düzleyici ne demek (al) Anastigmatische Linse
  3. alan düzleyici ne demek (fr) Anastigmat, objectif anastigmatique

alan (nedir)

  1. alan ne demek (en) Field
  2. alan ne demek (en) Recipient. susceptive. space. area. range. field. arena. region. sphere. ambit. compass. domain. extent. maidan. pitch. reach. realm. scope. theater. theatre. tract.
  3. alan ne demek (en) Area. circus. compass. course. domain. extent. field. ground. land. pitch. place. range. realm. receiver. scope. space. sphere. square. tract. space. pitch saha. airfield. clearing kayran.
  4. alan ne demek (en) A wolfhound.
  5. alan ne demek (en) Area. field. space. open space. compass. court. domain. extent. open. plaza. range. reach. scope. sphere. spread. public square. sweep. tract.
  6. alan ne demek (al) Halbbild, Teilbild
  7. alan ne demek (al) Feld
  8. alan ne demek (fr) Demi-image, trame
  9. alan ne demek (fr) Champ

field (nedir)

  1. (i)., (f). çayır, kır, otlak, mera; tarla; saha, meydan, alan; savaş meydanı; oyun sahası; bir yarışmaya katılanlar; fırsat; (han). zemin; (fiz). saha, tesir sahası, etki alanı; (f). top oyunlarında meydancı olmak; topu yakalayıp atmak. field artillery (ask). sahra topçusu. field corn hayvan yemi olarak yetiştirilen mısır. field day spor bayramı. field events bir atletizm karsılaşmasında yüksek atlama, cirit atma gibi yarışmalar. field glasses çifte dürbün. field hospital sahra hastanesi. field knautia, field scabious misk çiçeği, (bot). Knautia arvensis. field magnet (mak). motorda sabit bobin. field marshal mareşal, müşir. field mouse tarla faresi. field officer (ask). binbaşı, yarbay veya albay; alay komutanı. fieldpiece (i). sahra topu field sports atletizm; av gibi açık hava sporları. fieldstone (i). (inşaatlarda kullanılan) yontulmamış taşlar. field trip (öğretimde) gezi, tatbikat. fieldwork (i)., (ask). hafif istihkâm. field work bir bilginin yaptığı araştırma ve çalışma. a fair field bir yarışmada eşit şartlar. hold the field yerini muhafaza etmek. play the field (A.B.D). bir kişiye bağlanmayıp değişik kimselerle flört etmek. take the field sefere çıkmak. wide field of vision geniş görüş alanı. fielder (i)., beysbol dış meydan oyuncusu. to field questions gazetecilerin sorularına cevap vermek; cevaplandırmak.
  2. F. sahaya çıkarmak, cevabı yapıştırmak, top atmak (kriket)


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.017
Bunları kaçırmayın!