Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ala ala ala alaya kalkmak nedir, ala ala ala alaya kalkmak ne demek, ala ala ala alaya kalkmakın anlamı (ala ala ala alaya kalkmak nnd)

ala ala ala alaya kalkmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






ala ala ala alaya kalkmak

  1. Bağrışarak gürültü etmeye kalkmak.

ala  US UK (nedir ne demek)

  1. Karışık renkli, çok renkli, alaca.
  2. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
  3. Kekliğin boynundaki siyah halka.
  4. Alabalık.
  5. İyi, pekiyi
    Örnek: Beni Konya Lezzet Lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti. H. E. Adıvar
  6. Bk.Alanin
  7. Kanat.
  8. (en) Colourful. speckled. light brown. trout alabalık.
  9. (en) A winglike organ, or part. a wing of an insect a flat wing-shaped process or winglike part of an organism; 'the alae of the nose'; 'the alae of a maple seed'; 'the flat petals of a pea blossom are alae'.
  10. (en) Variegated. light brown.
  11. (en) American Library Association; founded in 1876 to promote library service and librarianship; national conferences are held each year in different parts of the country; American Libraries, published monthly by ALA, provides library related information on a national level.
  12. (en) American Library Association Established in 1876.
  13. (en) The American Library Association; professional organization for librarians, and the oldest professional library organization in the world.
  14. (en) The American Library Association This is the national organization for all types of libraries Based in Chicago, it sponsors on going training and research for the profession, publications, annual conferences for staff and trustees and lobbies at the national level The Library has an institutional membership.
  15. (en) Association of Local Authorities Now part of the LGA.
  16. (en) American Lung Association.
  17. (en) A 'wing', used to describe a Roman auxiliary cavalry unit.
  18. (en) The nasal skin that forms the outside of the nostril.
  19. (en) Activism Lobbying and Advocacy.
  20. (en) Outer side of the nostril.
  21. (en) Alabama. a flat wing-shaped process or winglike part of an organism; 'the alae of the nose'; 'the alae of a maple seed'; 'the flat petals of a pea blossom are alae'. a wing of an insect.
  22. (en) [Ala] prep. according to, in the style of (French)
  23. (en) Ala
  24. Adana Anadolu Lisesi, Adana merkez Seyhan İlçesinde Kurttepe Köyü'nde bulunan lise
  25. Ala, kanada benzeyen yapı; kanat

alanin (nedir ne demek)

  1. Vücutta glukoz metabolizmasında kullanılan bir amino asit olan ve karbonhidratlardan enerji üretiminde katkı sağlayan, sembolü Ala ve A olan alifatik ve hidrofobik yan zincirli esansiyel olmayan amino asit.
  2. (en) [Alanin (der) ] n. alanine, amino acid
  3. (en) Alanine

kalkmak (nedir ne demek)

  1. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak
    Örnek: Annem yerinden kalktı, yanıma geldi, bir kolunu uzatarak omzuna doladı. H. Z. Uşaklıgil
  2. Uyanarak yataktan ayrılmak
  3. Gitmek üzere yerinden ayrılmak.
  4. Yukarı doğru yükselmek.
  5. Taşıtlar yola çıkmak.
  6. Uçmak, havalanmak.
  7. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak
  8. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak.
  9. (en) Get a hard on. have a hard on. lift off. get up. rise. stand up. start. straighten up. arise. leave. lift. pull away. stand on. stand upon. straighten. take off.
  10. (en) Arise. cock. depart. rise. to stand up. to get up. to rise. to depart. to leave. to move off hareket etmek. to take off. to lift off. to run. to recover. to be about again. to end. to be cancelled. to be abolished. to be annulled. to attempt. to try. to dare. to get erect. to get up. to go out. to become unfashionable.
  11. (en) To go up. to rise. to stand up. to rise to one's feet. to get up. to get out of bed. arise. cock. leave. lie. stand. tilt up. to be up. uprise.
  12. (en) Pull
  13. (en) Pull away from the kerb

gürültü (nedir ne demek)

  1. Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata
    Örnek: Gemi baş döndüren bir gürültüyle indi sulara. Ç. Altan
  2. Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma.
  3. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler.
  4. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler.
  5. Bk. ses etkileri
  6. (en) Noise. din. sound. uproar. clamor. clamour. ado. bang. charivari. clatter. coil. crash. discord. dustup. fracas. hoi polloi. hubble-bubble. hubbub. hullabaloo. kick-up. loudness. noisiness. pandemonium. peal. pong. pother. racket. rag. razzle-dazzle.
  7. (en) Ado. affray. babble. clamour. clash. crash. din. fracas. hubbub. hullabaloo. hurly-burly. loudness. noise. peal. racket. riot. roll. row. rumble. sound. tumult. uproar. to-do. noisy quarrel. trouble confusion.
  8. (en) Noise. uproar. noisy quarrel. row. bang. boom. clamour. clangor. clank. clash. clatter. clutter. din. fracas. hubble bubble. hubbub. hullabaloo. moil. pother. rumpus. stir. to do.
  9. (en) Noise
  10. (al) Gerausch
  11. (fr) Bruit

karışık(nedir ne demek)

  1. Aynı nitelikteki şeylerden oluşmuş.
  2. Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız.
  3. Saf olmayan.
  4. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan
    Örnek: Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten! N. Cumalı
  5. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık
  6. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.
  7. (en) Mixed. complicated. compound. composite. disorganized. confused. adulterated. complex. knotty. knotted. calico. chequered. combined. blended. deep. disconcerted. disordered. hugger-mugger. huggermugger. hybrid. inexplicit. inextricable. intricate. in.
  8. (en) Complex. complicated. composite. convoluted. disconnected. garbled. impure. indiscriminate. kinky. mixed. turbid. turbulent.
  9. (en) Mixed. motley. assorted. miscellaneous. heterogenous. adulterated. not pure. confused. disorganized. jumbled. complicated. complex. in a state of commotion. intricacy. convoluted. impure. indiscriminate. intricate. involute. prolix. of sorts. troublous. t.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük