Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > alın teri dökmek nedir, alın teri dökmek ne demek (alın teri dökmek nnd)

alın teri dökmek nedir, alın teri dökmek ne demek?

alın teri dökmek

  1. Çok emek vermek, zahmetli bir iş görmek.
  2. Çok emek vermek, zahmetli bir iş görmek: “Doğrusu çok alın teri döktük amma değerdi / Neşe veren kasvetimiz yorgunluğu giderdi” -E. B. Koryürek.
  3. (en) To graft (away), to work like a black.

alın (nedir ne demek)

  1. Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü.
  2. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.
  3. Karşı.
  4. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi.
  5. Yüzün gözler ve kaşlar üzerindeki saçsız bölgesi; diğer hayvanlarda bu bölgeye karşılık olan kısım.
  6. (en) Frontal.
  7. (en) Forehead.
  8. (en) Brow.
  9. (en) Front.
  10. (fr) Front
  11. (la) Frons: ahn

al (nedir ne demek)

  1. Kanın rengi, kızıl, kırmızı.
  2. Bu renkte olan.
  3. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu.
  4. Bu renkte olan (at).
  5. Yüze sürülen pembe düzgün, allık.
  6. Aldatma, düzen, tuzak, hile
  7. Alüminyum elementinin simgesi.
  8. (Resim) Nar çiçeği rengi,alev kırmızısı.
  9. (en) All; wholly; completely; as, almighty, almost.
  10. (en) See Ad-.
  11. (en) The Arabic definite article answering to the English the; as, Alkoran, the Koran or the Book; alchemy, the chemistry.
  12. (en) Although; if.
  13. (en) Aluminum.
  14. (en) Aluminum; a metal that is toxic to trees and fish.
  15. (en) Action Level The concentration of a contaminant which, if found to be exceeded, will trigger further treatment or other procedures that the water system must follow to lower the level.
  16. (en) Annual Leave The Federal government has made provisions for authorized absence from work, usually through earned leave, for most of its employees Annual leave is earned on the basis of years of Federal service Full-time employees with 15 years or more of service earn 26 days of annual leave a year; those with three but less than 15 years earn 20 days; and those with less than three years earn 13 days.
  17. (en) Exchangeable aluminum, i e aluminum that may be taken up by roots Aluminum in the soil solution is very toxic to plants The lower the pH, the more plant available aluminum is.
  18. (en) Protocol that translates data into a format that can be interpreted by the ATM Cell.
  19. (en) Autograph Letter, in the handwriting of the author but not signed.
  20. (en) Action Level The concentration of a contaminant which, if exceeded, triggers treatment or other requirement, which a water system must follow.
  21. (en) Alabama.
  22. (en) Aft/Left.
  23. (en) One of two aliens that appeared in SailormoonR He disguised herself as Ginga Seijuurou and attended Juban Junior High School He had a crush on Tsukino Usagi.
  24. (en) Ruddy.
  25. (en) Scarlet.
  26. (en) To; at; on; in OF.
  27. (en) Shortened to a-.
  28. (en) Vermilion.
  29. (en) Rouge.
  30. (en) Silvery ductile metallic element found primarily in bauxite.
  31. (en) State in the southeastern United States on the Gulf of Mexico; one of the Confederate states during the American Civil War.
  32. (en) All', alla, alle - To; used with other words, e g al Fine.
  33. (en) Is an acronym for the ICQ feature call Active List to create/join a group of individuals with the same interests.
  34. (en) All', alla, alle: To; used with other words, e g al Fine.
  35. (en) The Assistant Leader: This is a team role that is unique to the Therapeutic Spiral Model It was created to help manage the integration of group members into a TSM drama when they are triggered The AL directs all subscenes that are outside of the circle of safe experiencing.
  36. (en) An East Indian tree HO - expresses surprise OX - a clumsy person.
  37. (en) This award is given to those achieving the Competent Leader award, served a complete term as a District Officer, completed the High Performance Leadership Program, and served successfully as a Club Sponsor, Mentor, or Specialist.
  38. (en) Ansi-Labeled tape without user-label processing.
  39. (en) Axial length ATR against-the-rule astigmatism.
  40. (en) Abbr Access Line.
  41. (fr) Vermillon

ter (nedir ne demek)

  1. Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı
    Örnek: O kadar sırsıklam ter içinde idi ki cesaret edemedi. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. (en) See Tri-,.
  3. (en) Triple Ejector Rack.
  4. (en) Itu terminology indicating a second enhancement to an existing communications recommendation Derived from the French and Latin word for 'third' For example, 'V 27 ter' is the second enhancement to V 27.
  5. (en) Lather.
  6. (en) Perspiratory.
  7. (en) Sudoriferous.
  8. (en) Sweat.
  9. (en) Perspiration.
  10. (en) Sudation.
  11. (en) Transpiration.
  12. (en) Excreta.
  13. (en) Combining form from.
  14. (en) Ter signifying three times, thrice.
  15. (en) Condensation.
  16. (en) Moisture gathered in drops on the surface of an object.
  17. (en) Tertiary Entrance Rank.
  18. (en) Tax-Equivalent regime.
  19. (en) Similar to 'bis' Means new, improved and revised.

dökmek (nedir ne demek)

  1. Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak
    Örnek: İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek. S. F. Abasıyanık
  2. Belli bir yere boşaltmak.
  3. Akıtmak, düşürmek
    Örnek: Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur. Y. Z. Ortaç
  4. Saçmak, serpmek.
  5. Salmak, bırakmak.
  6. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek
    Örnek: Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı... S. F. Abasıyanık
  7. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak.
  8. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak
    Örnek: Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler. H. Taner
  9. (en) Tip.
  10. (en) Pour.
  11. (en) Pour out.
  12. (en) Pour out of.
  13. (en) Pour from.
  14. (en) Empty.
  15. (en) Diffuse.
  16. (en) Spill.
  17. (en) Shed.
  18. (en) Unbosom.
  19. (en) Deplenish.
  20. (en) Deplete.
  21. (en) Dump.
  22. (en) Effuse.
  23. (en) Shower.
  24. (en) Slop.
  25. (en) Slosh on.
  26. (en) Teem.
  27. (en) Tip over.
  28. (en) Cast.
  29. (en) To pour to shed.
  30. (en) To cast.
  31. (en) To have break out on one's skin.

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much.
  4. (en) Many.
  5. (en) Very.
  6. (en) Awfully.
  7. (en) Badly.
  8. (en) Considerably.
  9. (en) Copious.
  10. (en) Dearly.
  11. (en) Dreadfully.
  12. (en) Too much.
  13. (en) Too many.
  14. (en) Bountiful.
  15. (en) Devilish.
  16. (en) Downright.
  17. (en) Galore.
  18. (en) Great.
  19. (en) Handsome.
  20. (en) İnfinite.
  21. (en) Like blazes.
  22. (en) Perfectly.
  23. (en) Power of.
  24. (en) Profu.
  25. (en) Plenty.
  26. (en) Plentiful.
  27. (en) Good.
  28. (en) Fair.
  29. (en) Like hell.
  30. (en) Deadly.
  31. (en) Heavy.
  32. (en) Abounding.
  33. (en) Abundant.
  34. (en) Affluent.
  35. (en) Ample.
  36. (en) Countless.
  37. (en) Dead.
  38. (en) Exuberant.
  39. (en) Hearty.
  40. (en) Hell of.
  41. (en) Helluva.
  42. (en) İnnumerable.
  43. (en) Lavish.
  44. (en) Multitudinous.
  45. (en) Numerous.
  46. (en) Piping.
  47. (en) Plenteous.
  48. (en) Precious.
  49. (en) Eminently.
  50. (en) Enormously.
  51. (en) Exceedingly.
  52. (en) Excess.
  53. (en) Extreme.
  54. (en) Extremely.
  55. (en) Full.
  56. (en) Greatly.
  57. (en) Hard.
  58. (en) Heartily.
  59. (en) Highly.
  60. (en) Hugely.
  61. (en) İmmensely.
  62. (en) Jolly.
  63. (en) Large.
  64. (en) Madly.
  65. (en) Manifold.
  66. (en) Most.
  67. (en) Multiple.
  68. (en) Myriad.
  69. (en) Positively.
  70. (en) Power.
  71. (en) Profoundly.
  72. (en) Profuse.
  73. (en) Rich.
  74. (en) Roaring.
  75. (en) Simply.
  76. (en) Soaking.
  77. (en) Sorely.
  78. (en) Stinking.
  79. (en) Substantially.
  80. (en) Such.
  81. (en) Terribly.
  82. (en) Terrifically.
  83. (en) Umpteen.
  84. (en) Uncommonly.
  85. (en) Unduly.
  86. (en) Unusually.
  87. (en) Vast.
  88. (en) Vastly.
  89. (en) Whacking.
  90. (en) Wildly.

emek (nedir ne demek)

  1. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü
    Örnek: Ücret emeğin karşılığıdır. Anayasa
  2. Uzun ve yorucu, özenli çalışma
    Örnek: Bir darbe benim bütün o uzun emeklerimi sıfıra indirir. H. C. Yalçın
  3. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci, say.
  4. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü.
  5. Uzun, yorucu ve özenli çalışma.
  6. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü.
  7. (en) Effort.
  8. (en) Trouble.
  9. (en) Labour, labour.
  10. (en) Labor.
  11. (en) Labour.
  12. (en) Work.
  13. (en) Exertion.
  14. (en) Pain.
  15. (en) Toil.
  16. (en) Pains.
  17. (en) Endeavour.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012