Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > alüminyum temelli alaşım nedir, alüminyum temelli alaşım ne demek, alüminyum temelli alaşımın anlamı, ingilizcesi (alüminyum temelli alaşım nnd)

alüminyum temelli alaşım nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






alüminyum temelli alaşım

  1. Bileşiminde, alüminyumun çözen olarak bulunduğu alaşım.
  2. (en) Aluminium base alloy

alüminyum (nedir ne demek)

  1. Bu elementten yapılmış
    Örnek: Biraz sonra bir besleme kız kocaman bir alüminyum ibriği getirdi. B. Felek
  2. Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir element (simgesi Al).
  3. Parlak, açık gri renkli, ısı ve elektrik iletkenliği ile yenim direnci yüksek bir metal. A. A. 26.98, A. N. 13, Ö. A. 2.7, E. S. 658.7°C.
  4. (en) Aluminum. aluminium.
  5. (en) Aluminium. aluminum.
  6. (en) Aluminium.
  7. (en) Aluminium
  8. (fr) Aluminium

temelli (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir nitelikte temeli olan.
  2. Geçici olmayan, sürekli, kalıcı, devamlı, daimî
    Örnek: Sermet Muhtar, Akşam gazetesinin temelli imzalarından biri oldu. Y. Z. Ortaç
  3. Büsbütün, tamamen.
  4. (Te'Melli) Sürekli olarak.
  5. Temeli olan
  6. Geçici ve eğreti olmayıp sonuna kadar sürecek olan.
  7. (en) Having a foundation. true. well-founded. permanent. permanently. fundamental. for good. for good and all.
  8. (en) Which has a foundation. permanent. old. application for life. for good.

temel (nedir ne demek)

  1. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü
    Örnek: Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar
  2. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
  3. En önemli, belli başlı, ana, esas, asıl, baz
  4. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler
    Örnek: Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. N. Cumalı
  5. 1- (Genel anlamda) Bir şeyin üzerindetemellendiği, kurulduğu şey (bir evintemeli, bir kurumuntemeli vb.). 2- Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğintemeli, hukukuntemeli, eğitimintemeli, ahlâkıntemeli vb. Ahlâkıntemeli, bir ahlâk öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlâk felsefesinde bu ilke haz'dır). 3- Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımıntemeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)
  6. Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler.
  7. En önemli, belli başlı, ana, esas.
  8. Dayanıklı.
  9. Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.
  10. (en) Basic. bread-and-butter. fundamental. primary. principal. underlying. elementary. basal. abecederian. constitutive. elemental. guiding. parent. rudimental. rudimentary. staple. working. foundation. base. basis. footing. ground. groundwork. root. back.
  11. (en) Base. basic. basis. bed. central. cornerstone. elementary. essential. footing. foundation. fundamental. ground. grounding. groundwork. keynote. leading. main. precept. primary. principal. rationale. rudimentary. rudiments. chief.
  12. (en) Basic. basis. foundation. basic principle. origin. basic fundamental. principal. chief. main. most important. footing. foot. ground work. ground. support. basement. bedding. base. bottom. essence. fabric. grounding. groundwork. leading. master. pedestal.
  13. (en) Foundation
  14. (fr) Fondement
  15. (la) Fundamentum

alaşım (nedir ne demek)

  1. İki veya daha çok metalden, bazı durumlarda metallerle, C, P, Te vb. elementlerden oluşan metal görünümünde katı veya sıvı karışım, halita.
  2. İki ya da daha çok metalin birlikte eritilmesi sonucu oluşan katı karışım.
  3. Birden çok ergimiş metalin karıştırılarak soğutulmasından sonra elde edilen özdek.
  4. İki ya da daha çok metalden, kimi durumda da metallerle C,P, Te gibi öğelerden oluşan metal görünümünde katı ya da sıvı karışım.
  5. (en) Alloy. amalgamation. composite. compound.
  6. (en) Alloy halita.
  7. (en) Alloy. composition.
  8. (en) Alloy
  9. (al) Legierung
  10. (fr) Alliage

çözen (nedir ne demek)

  1. Bir çözeltinin, çözündürmeyi yaparak, içdüzeyi oluşturan çoğunluk bileşeni.
  2. (en) Solvent
  3. (fr) Dissolvant

olarak(nedir ne demek)

  1. (en) As, qua

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük