|
alçak gerilim
-
Düşük voltajlı elektrik hattı.
-
Değeri ve gücü az olan elektrik potansiyeli.
-
Low voltage, low tension
-
Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı.
-
Aşağı olan, yüksek olmayan (yer)
Örnek:
Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır. Atasözü
-
Kısa (boy).
-
Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain.
-
Low. short. vile. cowardly. base. low-down. rascally. humble. baseborn. contemptible. dastardly. ignoble. lousy. lowrise. misbegotten. nefarious. no-good. recreant. scoundrelly. sneaking. sneaky. sordid. squat. villainous. low. blackguard. heel. no-g.
-
Abject. base. bastard. contemptible. deep. ignoble. infamous. low. mean. rascal. scoundrel. scurvy. sordid. vile.
-
Low. mean. base. bass. contemptible. dastardly. despicable. ignoble. ignominious. inane. lorry. lousy. low- down. nefarious. recreant. reptile. scurvy. shabby. small. sneaking. sordid. vile. yellow.
-
Gerginlik, tansiyon
Örnek:
Çayların dağılışı, gerilime bir çeşit ara verir gibi oldu. H. Taner
-
Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi, tansiyon.
-
İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
-
Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj.
-
İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum.
-
Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon.
-
(Derleme.. gerilme) Konuşmada bir sesin meydana gelmesi için ses kirişlerinin gerginleşmesi (1. evregerilim, 2. evre oluşum, 3. evre çözülüm) .
-
Elektrik alanı içinde bulunan iki noktanın erkil değerleri çıkarımı. Bu nicelik genellikle volt olarak ölçülür.
-
Çeşitli yollara başvurularak, konunun anlatımında yaratılan sıkıntılı, gergin hava.
-
Bir iletkenin iki ucundaki elektrik akımını sağlayan gizil güç eşitsizliği.
-
Tension
-
Tension. intensity. voltage. potential.
-
Potential. stress. tension. voltage. frustration.
-
Tension. voltage. blood pressure. pull.
-
Potential difference, tension
-
Spannung
-
Tension
-
Différence de potentiel, tension électrique
-
Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış.
-
Az.
-
Değeri azalmış.
-
İktidardan düşmüş veya düşürülmüş.
-
Dil bilgisi kurallarına uymayan.
-
Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, sakıt, sıkıt (II).
-
Eski deÄŸer ve onurunu yitirmiÅŸ olan
Örnek:
Dolmuşa bindiğine göre orta hâlli, belki de daha düşük olacak. R. H. Karay
-
Fetusun, gebeliğin 28. haftasından önce ölümü, ve rahmin dışa atılmasıdır.
-
Yavru atma.Lat.: abortus
-
Low. fallen. falling. nominal. subdued. abortion. miscarriage. hypo-.
-
Low. fallen. falling. nominal. subdued. abortion. miscarriage. hypo-. baggy. lowly. paltry.
-
Low. fallen. low. misconstrued. comedown. hypo.
voltajlı(nedir ne demek)
-
Voltajı olan
Örnek:
Gecenin hummalı sessizliği kulaklarında yüksek voltajlı bir elektrik akımı gibi vınlıyordu. A. İlhan
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|