|
akvarel
-
Sulu boya resim.
-
Aquarelle (Art), watercolor painting; print created by applying watercolor paints through stencils
-
Su ile karıştırılarak kullanılan bir boya.
-
Bu tür boya ile yapılmış olan (resim)
Örnek:
... ve bir aralık bana sulu boya resimler yaptırmaya kalkışmıştı. R. N. Güntekin
-
Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı
Örnek:
Eczanede acaba nane suyu yahut zararsız bir sulu ilaç var mıdır? R. N. Güntekin
-
Suyu çok olan
Örnek:
Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu. Ö. Seyfettin
-
İçine su katılmış, sulandırılmış olan.
-
Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse)
Örnek:
Ben diyor, akşamdan beri onu kolluyorum. Bilirim sarhoşluğu suludur. M. Ş. Esendal
-
Watery. juicy. wet. moist. hydrated. hydrous. aqueous. sassy. saucy. sloppy. weak. lush. pappy. ripe. runny. slushy. smarmy. soft. soupy. succulent. washy. saucily.
-
Dilute. facetious. familiar. fresh. frivolous. gross. juicy. mellow. perky. pert. runny. soggy. thin. watery. weak. succulent. silly. saucy. familiar. wet. sappy. fluid. importunate. too familiar.
-
A member of the most prominent tribe of the Moro tribes, occupying the Sulu Archipelago; also, their language.
-
Juicy. watery. dilute. watered down. sb who makes stale. annoying jokes. fresh. overly familiar. aqueus. hydrous. succulent. thin. washy. wishy washy.
-
Enhydrous
-
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde
Örnek:
Tırnaklarının boyasını beğenmiyorum. F. R. Atay
-
Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
-
Renk
Örnek:
Son asır içinde elimizin değdiği her şey gibi, orasını da badana, sarı boya ve kalın çiçeğe boğmuşuz. F. R. Atay
-
Aldatıcı görünüş.
-
Yazmak için kullanılan mürekkep.
-
(Resim) Başka cisimlerin yüzeyinde renkli bir katman oluşturmada kullanılan özdek. a. bk.boyayıcıboyalar.
-
Coloring. colouring. paint. color. colour. dye. coloring. colouring. stain.
-
Colour. colouring. paint. stain. dye.
-
Paint. stain. dye. pigment. dyestuff. ink. tinct. tint. tincture. tinge. wash. stainer. blot. artists'medium. colour.
-
Paint, colour
-
Peinture
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|