|
aktifler
-
Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı.
-
Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.
-
Assets
-
Actifs
-
Var olma durumu, mevcudiyet, yokluk karşışu
Örnek:
Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır. O. V. Kanık
-
Var olan her şey.
-
Para, mal, mülk, zenginlik
Örnek:
Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar. Anayasa
-
Önemli, yararlı, değerli şey.
-
İyi yaşayacak kadar geliri yolunda olma durumu, variyet.
-
Ömür, hayat
Örnek:
Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben. A. K. Tecer
-
Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey.
-
Bk. aktif
-
Felsefenin temel kavramlarından biri; ilkin Parmenides kullanmış. 1- Var olan şey; var olduğu söylenen şey; var olanın varoluşu. (Var olan şeylerlevarlık arasındaki ayrım, doğru ile doğruluk arasındaki ayrım gibidir; doğru olan birçok şeyler vardır, ama doğruluk bu birçok doğrularda bir ve aynıdır.) Aristoteles'te "varolanların varlığı", var olanların çokluğu içinde ortak olan, özdeş olan. 2- Oluş ve yok oluşun karşıtı olarak: Kalıcı olan, gelip geçici olmayan. 3- Bütün var olanları içine alan en genel kavram. 4- Görüntünün karşıtı olarak gerçekten var olan. //varlık, gerçek (real)varlık, düşüncel (ideal)varlık olarak ayrılır: Gerçekvarlık çoğunlukla varoluş (existentia) olarak, düşüncelvarlık öz (essentia) olarak gösterilir. Gerçekvarlık gerçekliğini nesnelerden, olaylardan, kişilerden alan şeydir, uzay-zaman içindedir, bireyseldir, tektir; düşüncelvarlık ise uzay-zaman-dışıdır, duyularla algılanamaz, elle tutulur gerçekliği yoktur; bu anlamda değerler, matematik ve mantığın kavramları düşüncelvarlıklardır.
-
Zenginlik; para, mal mülk.
-
Önemli, yararlı, değerli.
-
Yaşam, hayat.
-
Asset. circumstances. being. havings. circumstance. possessions. creature. criter. entity. estate. existence. means. possession. presence. property. stock. subsistence. wealth.
-
Affluence. asset. being. existence. opulence. presence. riches. subsistence. wealth.
-
Assets. actuality. asset. being. entity. fortune. havings. presence. subsistence. substance. wealth.
-
Being
-
Être
-
Ens, esse
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|