Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > aktif fiil nedir, aktif fiil ne demek, aktif fiilin anlamı (aktif fiil nnd)

aktif fiil nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






aktif fiil

  1. Etken.

aktif (nedir ne demek)

  1. Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal.
  2. Etkili, etken.
  3. Etken.
  4. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü.
  5. Bilânçonun alacaklı yanı.
  6. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar
  7. Bk. etkin
  8. (en) Active. real. assets.
  9. (en) Active. dynamic. assets.
  10. (en) Asset. assets. property.
  11. (en) Asset

etkin (nedir ne demek)

  1. Hareketli, işleyen, çalışan, etkili, faal, aktif.
  2. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı.
  3. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).
  4. Tepkileşimlerdeetkinliği önde gelen.
  5. 1- Eylemde bulunan. 2- Etki yapan. Karşıtı bk. edilgin
  6. (en) Active. effective. forceful. operative. prepotent. ascendant. ascendent. effectual. hard-core. real.
  7. (en) Forceful. operative. active. effective aktif.
  8. (en) Active. effective.
  9. (en) Active
  10. (al) Aktiv, wirksam
  11. (fr) Actif

fiil (nedir ne demek)

  1. İş, davranış.
  2. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.
  3. Bk. yüklem
  4. Bk. edim
  5. Bk. eylem
  6. (en) Verbal. verb. deed. act.
  7. (en) Verb.
  8. (en) Act. deed. verb. predicate. action. activity. effect. fact. feasance. operation. performance. play.

etken (nedir ne demek)

  1. Etki eden, müessir, faktör
    Örnek: Yazınımızın gelenek değiştirmesine bağlı olarak değişik etkenleri var bu durumun. N. Cumalı
  2. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan, müessir.
  3. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı.
  4. Bir olayın oluşumunu etkileyen değişkenlerden her biri.
  5. Etki yapıcı, belirleyici gücü olan.
  6. (en) Effective. active. dominant. agent. factor. determinant. ingredient.
  7. (en) Agent. factor. effective. active.
  8. (en) Factor. agent. efficient.
  9. (en) Factor
  10. (al) Faktor
  11. (fr) Facteur

canlı (nedir ne demek)

  1. Canı olan, diri, yaşayan
    Örnek: Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı. N. Cumalı
  2. Güçlü, etkili, hareketli, hayat dolu
    Örnek: Recep çok canlı bir adamdı. S. F. Abasıyanık
  3. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.
  4. Yayın.
  5. Canlı yayın.
  6. (en) Alive. live. living. animate. active. lively. fresh. full of life. snappy. glowing. breezy. spirited. vivacious. humming. in the flesh. animated. beany. bright. brisk. bustling. colorful. colourful. corky. crisp. crispy. dashing. dewy. driving. exhil.
  7. (en) Active. alive. animate. bouncy. breezy. bright. brisk. colourful. dashing. frisky. gay. jaunty. keen. live. lively. living. lusty. picturesque. prismatic. racy. rich. skittish. snappy. spirited. sporty. sprightly. spry. swinging. thing. vibrant. vital. vivacious. vivid. walking.
  8. (en) Live. alive. animated. brisk. fresh. lively. living. animate. living creature. active. vigorous. strong. moving. quick. dynamic. mobile. kinetic. alert. breezy. chippy. coloured. colourful. dapper. dashing. dramatic. eager. frisky. graphic. in high spirit.
  9. (en) Rich, saturated

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük