|
aktif ankes
-
Bir ekonomide belirli bir dönemde, işlem ve ihtiyat güdüleriyle elde tutulan toplam para miktarı.
-
Active money depots
-
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal.
-
Etkili, etken.
-
Etken.
-
Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü.
-
Bilânçonun alacaklı yanı.
-
Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar
-
Bk. etkin
-
Active. real. assets.
-
Active. dynamic. assets.
-
Asset. assets. property.
-
Asset
-
Bk. kasa parası
-
Bk. kâğıt para karşılığı
-
Bk. para karşılıkları
-
Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
-
Kazanç
Örnek:
Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
-
Kuruşun kırkta biri.
-
Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
-
Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
-
Money. monetary. pecuniary. coffers. money. cash. shekels. currency. shiners. coin. boodle. brass. bread. chink. chip. dough. ducat. dust. funds. green. jack. kale. lolly. lucre. filthy lucre. means. purse. rock. sugar. tin. wherewithal.
-
Bread. capital. cash. currency. dough. drain. fund. leeway. means. money. obverse. take. wealth.
-
A prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
-
A prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification. Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
-
Ortho-, and Meta-.
-
A piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
-
Money. brass. bread. cash. coffers. commodity money. currency. dibs. dimes. dough. face value. filthy lucre. funds. geets. gelt. investment. lolly. means. the necessary. net personality. pocket. to be pushed. rhino. riches. roll. shekels. shiners. spendol.
-
Having resemblance to certain features. prefix, beside, near. far from, away, out, different from.
-
A variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name. prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
-
A woman who has been delivered of a viable fetus. paragraph.
-
Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
-
Beside/Next to.
-
Paraplegic. the number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'. 100 para equal 1 dinar. a soldier in the paratroops. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows. port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
-
Yakın
-
Ötesinde
-
İkinci derecede
-
Benzer.
-
Paraşütçü asker, paragraf
-
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap
Örnek:
Arkaya doğru bir adım atıp sırtını meyhanecinin kasasına dayadı. S. F. Abasıyanık
-
Ticarethanelerde para alınıp verilen yer.
-
Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi.
-
Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
-
Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık
-
Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla.
-
Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve.
-
Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı.
-
50 m. uzunluk,
-
10 m. yükseklik ve
-
50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı.
-
Bk. baza
-
Safe. coffer. strongbox. cashbox. register. cashier's desk. cashier's office. chest. case. crate. desk. peter. till. vaulting horse. cash desk.
-
Banker. box. case. checkout. coffer. crate. safe. strongbox. till. safe-deposit box. chest. cab. bodywork. door frame. window frame. desk. horse. grommet. grummet.
-
Vault cash. safe. strong box. cash register. till. safe-deposit box. body. case. door frame. window frame. horse. cash in hand. cash box. cash desk. coffer. collecting bank. pay desk. framing. jack. cash office. pay office.
-
Box
-
Casing
-
Plint
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|