Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > aktif ankes nedir, aktif ankes ne demek, aktif ankesin anlamı (aktif ankes nnd)

aktif ankes nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






aktif ankes

  1. Bk. aktif para kasası

aktif para kasası (nedir ne demek)

  1. Bir ekonomide belirli bir dönemde, işlem ve ihtiyat güdüleriyle elde tutulan toplam para miktarı.
  2. (en) Active money depots

aktif (nedir ne demek)

  1. Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal.
  2. Etkili, etken.
  3. Etken.
  4. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü.
  5. Bilânçonun alacaklı yanı.
  6. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar
  7. Bk. etkin
  8. (en) Active. real. assets.
  9. (en) Active. dynamic. assets.
  10. (en) Asset. assets. property.
  11. (en) Asset

ankes (nedir ne demek)

  1. Bk. kasa parası
  2. Bk. kâğıt para karşılığı
  3. Bk. para karşılıkları

para   US UK (nedir ne demek)

  1. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
  2. Kazanç
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
  3. Kuruşun kırkta biri.
  4. Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
  5. Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
  6. (en) Money. monetary. pecuniary. coffers. money. cash. shekels. currency. shiners. coin. boodle. brass. bread. chink. chip. dough. ducat. dust. funds. green. jack. kale. lolly. lucre. filthy lucre. means. purse. rock. sugar. tin. wherewithal.
  7. (en) Bread. capital. cash. currency. dough. drain. fund. leeway. means. money. obverse. take. wealth.
  8. (en) A prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
  9. (en) A prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification. Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
  10. (en) Ortho-, and Meta-.
  11. (en) A piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
  12. (en) Money. brass. bread. cash. coffers. commodity money. currency. dibs. dimes. dough. face value. filthy lucre. funds. geets. gelt. investment. lolly. means. the necessary. net personality. pocket. to be pushed. rhino. riches. roll. shekels. shiners. spendol.
  13. (en) Having resemblance to certain features. prefix, beside, near. far from, away, out, different from.
  14. (en) A variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name. prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
  15. (en) A woman who has been delivered of a viable fetus. paragraph.
  16. (en) Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
  17. (en) Beside/Next to.
  18. (en) Paraplegic. the number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'. 100 para equal 1 dinar. a soldier in the paratroops. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows. port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
  19. Yakın
  20. Ötesinde
  21. İkinci derecede
  22. Benzer.
  23. Paraşütçü asker, paragraf

kasa (nedir ne demek)

  1. Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap
    Örnek: Arkaya doğru bir adım atıp sırtını meyhanecinin kasasına dayadı. S. F. Abasıyanık
  2. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer.
  3. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi.
  4. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
  5. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık
  6. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla.
  7. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve.
  8. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı.
  9. 50 m. uzunluk,
  10. 10 m. yükseklik ve
  11. 50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı.
  12. Bk. baza
  13. (en) Safe. coffer. strongbox. cashbox. register. cashier's desk. cashier's office. chest. case. crate. desk. peter. till. vaulting horse. cash desk.
  14. (en) Banker. box. case. checkout. coffer. crate. safe. strongbox. till. safe-deposit box. chest. cab. bodywork. door frame. window frame. desk. horse. grommet. grummet.
  15. (en) Vault cash. safe. strong box. cash register. till. safe-deposit box. body. case. door frame. window frame. horse. cash in hand. cash box. cash desk. coffer. collecting bank. pay desk. framing. jack. cash office. pay office.
  16. (en) Box
  17. (en) Casing
  18. (fr) Plint

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük