|
aktif alan
-
Active area
-
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal.
-
Etkili, etken.
-
Etken.
-
Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü.
-
Bilânçonun alacaklı yanı.
-
Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar
-
Bk. etkin
-
Etkin, işler durumda, etkili.İng.: active
-
Active. real. assets.
-
Active. dynamic. assets.
-
Asset. assets. property.
-
Asset
-
Hareketli, işleyen, çalışan, etkili, faal, aktif.
-
Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı.
-
Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).
-
Tepkileşimlerdeetkinliği önde gelen.
-
1- Eylemde bulunan. 2- Etki yapan. Karşıtı bk. edilgin
-
Active. effective. forceful. operative. prepotent. ascendant. ascendent. effectual. hard-core. real.
-
Forceful. operative. active. effective aktif.
-
Active. effective.
-
Active
-
Aktiv, wirksam
-
Actif
-
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha.
-
Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran.
-
Yüz ölçümü.
-
Bir çalışma çevresi
Örnek:
Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır. N. Ataç
-
İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
-
Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.
-
Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha.
-
Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer.
-
Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik.
-
Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü.
-
Açık, düz yer, meydan.
-
Ova, kır, çayır.
-
Ufuk.
-
Ülke alan, fetheden, fatih.
-
Field
-
Recipient. susceptive. space. area. range. field. arena. region. sphere. ambit. compass. domain. extent. maidan. pitch. reach. realm. scope. theater. theatre. tract.
-
Area. circus. compass. course. domain. extent. field. ground. land. pitch. place. range. realm. receiver. scope. space. sphere. square. tract. space. pitch saha. airfield. clearing kayran.
-
A wolfhound.
-
Area. field. space. open space. compass. court. domain. extent. open. plaza. range. reach. scope. sphere. spread. public square. sweep. tract.
-
Halbbild, Teilbild
-
Feld
-
Demi-Image, trame
-
Champ
-
Hareket kuvveti olan, etkin, değiştirebilen, fail
-
Faal, çalışkan
-
Pratik
-
Hareketli, canlı, yerinde duramayan, çevik
-
Etken, aktif
-
Faiz getiren, paraya çabuk çevrilebilen (sermaye)
-
Aktif, çalışan, faal, işleyen, canlı, etkin, hareketli, enerjik, kıvrak, çalışkan, etken, üretken
area
(nedir ne demek)
-
Alan, yer, saha.
-
Area
-
Alan, saha, mesaha, yüzölçümü.
-
Alan, bölge, yüzölçümü, harekat bölgesi, bodrum girişi
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|