|
aktartmak
-
Aktarma işi yaptırtmak.
-
(-I durum ekiyle kullanılan fiil)
-
Bir taşıttan başka bir taşıta geçme
-
Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme.
-
Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
-
Alıntı.
-
Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi.
-
Para aktarımı.
-
Aktarmak işi.
Örnek:
Bebek'ten aktarma Rumeli kıyısı vapurları bulunurdu. R. H. Karay
-
Giriş vergileri ödenmeksizin veya bağışık tutulma işlemi yapılmaksızın limana çıkarılan bir eşyanın başka bir limana gönderilmesi.
-
Bir ses kuşağının basım yoluyla başka bir kuşağa geçirilmesi
-
Mıknatıslı sesi optik sese çevirme
-
Bir sesi, üzerinde saptandığı araçtan başka bir araca (plaktan kuşağa, kuşaktan plağa...) geçirme.
-
Bir yapıtın bir bölümünü ya da tümünü bir başka yapıta değiştirmeden alma.
-
Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi.
-
Transfer, sound transfer, re-recording
-
Transfer. connection. quotation. transmission. transposition. adaptation.
-
Connection. quotation. transit. transplantation.
-
Transshipment. transfer. changing. quotation. retiling. buffered transfer. change. connection. hand over. trans s hipment. transshipping.
-
Pass
-
Trans-Shipment
-
Excerpt
-
Überspielung
-
Répiquage
iş(nedir ne demek)
-
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
Örnek:
İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
-
Bir değer yaratan emek.
-
Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
-
Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
-
Kamu yararına yapılan işler.
-
Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
-
İş yeri
-
Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
-
Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
-
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
-
Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
-
Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
-
Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
-
Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
-
Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
-
Profession.
-
Job
-
Work.
-
Business, activity.
-
Work
-
Arbeit
-
Travail
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|