|
akreditif karşılığı akreditif
karşılıklı akreditif (nedir)
-
Transit ticarette, aracı vasıtasıyla yapılan satışlarda kullanılan aracı firmanın hem dışalımcı hem de dışsatımcı olduğu durumda, bu firmanın satış yapacağı ülkede lehine açılmış bulunan akreditifi güvence göstererek, kendisinin dışalım yapacağı ülke firma lehine bir açabildiği akreditif türü.
-
Back to back letter of credit
akreditif (nedir)
-
Güven yazısı, güven hesabı
Örnek:
Akreditifi açtırmadan ithal edilecek malı karşılık olarak gösterme olanağı yok. Ç. Altan
-
Kredi mektubu.
-
Dışalımcı tarafından dışsatımcı adına bir bankaya açtırılan, malın sözleşme koşullarına uygun olarak gönderildiğinde dışsatımcıya ödeme yapılacağına güvence veren, miktarı ve süresi belirli bir kredi hesabı.
-
Letter of credit.
-
Letter of credit. commercial letter of credit. documentary letter of credit. documented credit.
-
Letter of credit, L/C
karşılıklı (nedir)
-
İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil.
-
Birbirine karşı bulunan
Örnek:
Salıncağın üzerinde karşılıklı ayakta duran kızlar, fıldır fıldır dönüyorlardı. O. C. Kaygılı
-
Birbirlerine karşılık olarak
-
Birbiriyle ilgili olarak.
-
1- Eşitlik gibi her iki yönde geçerli olan (bağlantı). (Ör. a b ye eşitse b de a ya eşittir.) 2- Koşullu önermelerde koşulun sonuç, sonucun koşul olmasıyle kurulan (önerme). (Ör. Bir üçgen eşkenarsa üç açısı birbirine eşittir; bir üçgenin üç açısı birbirine eşitse o üçgen eşkenardır.) 3- Kaplamları aynı olan (kavramlar). (Ör. eşkenarlı üçgen-eşaçılı üçgen.) bk. eşgeçerli, eşdeğerli
-
Mutual. reciprocal. reciprocating. opposing. opposed. conjugate. tete-a-tete. inter-. opposite.
-
Mutual. reciprocal. facing one another. corresponding. mutually. alternatively.
-
Mutual. reciprocal. opposite. facing one another.
-
Reciprocal
-
Réciproque
-
Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat
Örnek:
... Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır. Anayasa
-
Yüreklilik, cesaret.
-
Hastanın, sorunlarının çözümünde sağaltımcıyle olumlu sonuçlara varabileceği konusundaki inancı.
-
Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, sevinç, mutluluk.
-
Trust. confidence. reliance. assurance. faith. affiance. belief. credence. credit. dependance. dependence. positiveness. sureness.
-
Belief. confidence. credence. credit. dependence. faith. reliance. safety. trust.
-
Confidence. reliance. trust. security. safety. assurance. credence. dependence. faith.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|