|
akreditif amiri
-
Akreditif açtırmak amacıyla bankaya başvuran dışalımcı.
-
Principal, orderer
akreditif (nedir)
-
Güven yazısı, güven hesabı
Örnek:
Akreditifi açtırmadan ithal edilecek malı karşılık olarak gösterme olanağı yok. Ç. Altan
-
Kredi mektubu.
-
Dışalımcı tarafından dışsatımcı adına bir bankaya açtırılan, malın sözleşme koşullarına uygun olarak gönderildiğinde dışsatımcıya ödeme yapılacağına güvence veren, miktarı ve süresi belirli bir kredi hesabı.
-
Letter of credit.
-
Letter of credit. commercial letter of credit. documentary letter of credit. documented credit.
-
Letter of credit, L/C
-
Buyuran, emreden kimse
Örnek:
Akıl öğrettiğim herif şimdi bana amir oldu. B. Felek
-
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse.
-
Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
-
1) buyurucu, buyuran. 2) üst.
-
1. Buyuran, buyurucu, üst. 2. Yüksek orunlu kimse.
-
Masterful. commander. in charge. chief. overman. overlord.
-
Chief. governor. superior. commanding. imperative.
-
Emir.
-
One of the Mohammedan nobility of Afghanistan and Scinde.
-
Same as Ameer.
-
Supervisor. superior. chief. commander. boss. commandant. imperative. immediate manager. president. top brass.
-
Literally, commander In many of the Arab states of the gulf, amir often means ruler or prince.
-
Strictly speaking, commander In Saudi Arabia, amir often means prince, but can mean governor of a province.
-
Leader or commander. blue. an independent ruler or chieftain.
-
I. emir
açtırmak (nedir)
-
Açma işini yaptırmak.
-
To have opened. to cause to open.
-
To have sth opened. to let open. to let be opened.
amacıyla (nedir)
-
To this end
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|