Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > akma sınırı nedir, akma sınırı ne demek, akma sınırıın anlamı (akma sınırı nnd)

akma sınırı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






akma sınırı

  1. Malzemenin belirli bir gerilme uygulanmasıyla sınırlı ve kalıcı deformasyona uğraması veya belirlenen toplam uzamaya maruz kalması durumundaki mukavemeti.

akma (nedir ne demek)

  1. Reçine, çam sakızı, akındırık.
  2. Akmak iÅŸi.
  3. Düşük karbonlu çeliklerde görülen ye esneklik sınırına erişildiğinde birden beliren uzama olayı.İng.: yielding Fr.: fluage Alm.: Fliess
  4. (en) Flowing. discharge. effluence. efflux. effusion. expulsion. flux. pour.
  5. (en) Flow. runoff. flowing. creep.
  6. (en) Flowing. flow. shooting star. leakage. streamline. influx. seepage. glide. gliding flux. discharge. fall. resin.

sınır (nedir ne demek)

  1. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut.
  2. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
  3. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç.
  4. Uç, son.
  5. (en) Frontier. border. frontier. borderline. boundary. limit. borderland. bound. bourn. bourne. butting. circumscription. compass. confine. deadline. line of demarcation. extreme. extremity. limitation. march. pale. purlieu. skirting. stint. verge. waters.
  6. (en) Border. borderline. bound. boundary. compass. edging. extreme. frontier. limit. margin. measure. stint. verge.
  7. (en) Border. boundary. limit. bound. frontier. stint. termination. terminus. barrier. rim. border-line. border land. side. confine. state. rating. range. terminal. lines. brand. demarcation. deadline. abutment. ambit. bordering. bothy. bourn. compass. edge. ma.

malzeme (nedir ne demek)

  1. Gereç, materyal.
  2. Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.
  3. Bk. donatım
  4. (en) Material. materiel. necessaries. provisions. stock. requisite. outfit. ingredient. apparatus. furnishing. furniture. kit. makings. turnout. utensil. findings. instruments.
  5. (en) Airdrop. material. stuff. equipment. ingredients.
  6. (en) Supplies. material. necessaries. equipment. ingredients. furniture. makings. timber. turnout.

belirli(nedir ne demek)

  1. Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen
    Örnek: Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı. E. Bener
  2. (en) Specific. certain. particular. stated. clear. definite. definitive. determinate. precise. set.
  3. (en) Certain. definite. given. particular. set. specific. determined.
  4. (en) Specific. determined. designated. definite. determinate. fixed. given. particular. stated. very.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük