Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > aklı başından gitmek nedir, aklı başından gitmek ne demek (aklı başından gitmek nnd)

aklı başından gitmek nedir, aklı başından gitmek ne demek?

aklı başından gitmek

  1. Çok sevinçten veya çok korkudan ne yapacağını şaşırmak: “El âlemin çocuklarının tek evladını paraladıklarını düşündükçe aklı başından gidiyordu.” -E. Şafak.

aklı (nedir ne demek)

  1. Beyazı bulunan, beyaz renkli
    Örnek: Arabacı, içkinin söndürdüğü fersiz, kabarık, aklı gözlerini kızın yüzüne yanaştırarak fısıldadı. P. Safa
  2. Bk. ussal
  3. Akıl ile bilinen veya bulunan şey. Akla mensub. Akla dair ve müteallik. (Osmanlıca'da yazılışı: aklî)
  4. (en) His or her mind.

ussal (nedir ne demek)

  1. Akla uygun, yalnız akla dayanan, akli, rasyonel.
  2. Coşkuyla değil us ve düşünme süreçleriyle ilgili olan.
  3. (en) Rational.

akl (nedir ne demek)

  1. Sürmek.

gitmek (nedir ne demek)

  1. Bir yere doğru yönelmek
    Örnek: Yol yaptırmaktan maksat, insanların gitmek istedikleri yere, güvenle, rahatça gidip gelmelerini sağlamaktır. N. Cumalı
  2. Bir yerden veya bir işten ayrılmak.
  3. Çıkmak, ulaşmak.
  4. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak.
  5. Sürmek, devam etmek
    Örnek: Ama böyle giderse, Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin. M. Ş. Esendal
  6. Yakışmak, yaraşmak.
  7. Tüketilmek, harcanmak
  8. Götürülmek, gönderilmek.
  9. (en) Roll.
  10. (en) Apply.
  11. (en) Run.
  12. (en) Fare.
  13. (en) Turn to.
  14. (en) Take one's way.
  15. (en) Go away.
  16. (en) Depart.
  17. (en) Head for.
  18. (en) Betake oneself to.
  19. (en) Bugger off.
  20. (en) Give.
  21. (en) Go together.
  22. (en) Head.
  23. (en) Hop it.
  24. (en) Hop off.
  25. (en) Repair.
  26. (en) Resort.
  27. (en) Steer for.
  28. (en) Step.
  29. (en) Strike out.
  30. (en) Take to.
  31. (en) Wend one's way.
  32. (en) Work in with.
  33. (en) Become.
  34. (en) Blend.
  35. (en) Flit.
  36. (en) Gravitate.
  37. (en) Move.
  38. (en) Nose.
  39. (en) Retire.
  40. (en) Retreat.
  41. (en) Ride.
  42. (en) Sail.
  43. (en) Sneak.
  44. (en) Steam.
  45. (en) Travel.
  46. (en) Trot.
  47. (en) To go.
  48. (en) To leave.
  49. (en) To depart.
  50. (en) To make a move.
  51. (en) To leave for.
  52. (en) To attend.
  53. (en) To get on with sth.
  54. (en) To go off.
  55. (en) To move off.
  56. (en) To travel.
  57. (en) To make.
  58. (en) To go with.
  59. (en) To suit.
  60. (en) To become.
  61. (en) To fit.
  62. (en) To be suitable.
  63. (en) To be enough.
  64. (en) To suffic.
  65. (en) To go away.
  66. (en) Be lost.
  67. (en) To lead.
  68. (en) To last.
  69. (en) To be enough for.
  70. (en) To disappear.
  71. (en) To have recourse to.
  72. (en) Betake.
  73. (en) Buzz.
  74. (en) Drive off.
  75. (en) To do a fade.
  76. (en) Flock.
  77. (en) Gang.
  78. (en) Get off.
  79. (en) Go about.
  80. (en) Hit the road.
  81. (en) To take one's hooks.
  82. (en) Make.
  83. (en) Make tracks.

çok (nedir ne demek)

  1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
    Örnek: Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
  2. Aşırı bir biçimde
    Örnek: Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
  3. (en) Much.
  4. (en) Many.
  5. (en) Very.
  6. (en) Awfully.
  7. (en) Badly.
  8. (en) Considerably.
  9. (en) Copious.
  10. (en) Dearly.
  11. (en) Dreadfully.
  12. (en) Too much.
  13. (en) Too many.
  14. (en) Bountiful.
  15. (en) Devilish.
  16. (en) Downright.
  17. (en) Galore.
  18. (en) Great.
  19. (en) Handsome.
  20. (en) İnfinite.
  21. (en) Like blazes.
  22. (en) Perfectly.
  23. (en) Power of.
  24. (en) Profu.
  25. (en) Plenty.
  26. (en) Plentiful.
  27. (en) Good.
  28. (en) Fair.
  29. (en) Like hell.
  30. (en) Deadly.
  31. (en) Heavy.
  32. (en) Abounding.
  33. (en) Abundant.
  34. (en) Affluent.
  35. (en) Ample.
  36. (en) Countless.
  37. (en) Dead.
  38. (en) Exuberant.
  39. (en) Hearty.
  40. (en) Hell of.
  41. (en) Helluva.
  42. (en) İnnumerable.
  43. (en) Lavish.
  44. (en) Multitudinous.
  45. (en) Numerous.
  46. (en) Piping.
  47. (en) Plenteous.
  48. (en) Precious.
  49. (en) Eminently.
  50. (en) Enormously.
  51. (en) Exceedingly.
  52. (en) Excess.
  53. (en) Extreme.
  54. (en) Extremely.
  55. (en) Full.
  56. (en) Greatly.
  57. (en) Hard.
  58. (en) Heartily.
  59. (en) Highly.
  60. (en) Hugely.
  61. (en) İmmensely.
  62. (en) Jolly.
  63. (en) Large.
  64. (en) Madly.
  65. (en) Manifold.
  66. (en) Most.
  67. (en) Multiple.
  68. (en) Myriad.
  69. (en) Positively.
  70. (en) Power.
  71. (en) Profoundly.
  72. (en) Profuse.
  73. (en) Rich.
  74. (en) Roaring.
  75. (en) Simply.
  76. (en) Soaking.
  77. (en) Sorely.
  78. (en) Stinking.
  79. (en) Substantially.
  80. (en) Such.
  81. (en) Terribly.
  82. (en) Terrifically.
  83. (en) Umpteen.
  84. (en) Uncommonly.
  85. (en) Unduly.
  86. (en) Unusually.
  87. (en) Vast.
  88. (en) Vastly.
  89. (en) Whacking.
  90. (en) Wildly.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.022