akkor metal parıltısı ne demek?

  1. (en)Candescence.

akkor

  1. Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.
  2. Yüksek sıcaklık etkisi ile ışıklı duruma giren cisimlerin özelliği.
  3. Işık saçacak ölçüde ısıtılmış olan.
  4. Yüksek sıcaklıkta bulunması nedeniyle, ısı, ışık ya da ikisini birden yayan özdek.
  5. Bkz. Nar-ı beyza
  6. (en)Red glow
  7. (en)Incandescent, white hot.
  8. (en)Incandescent.
  9. (en)White heat.
  10. (en)White hot.

akkor boşalma

  1. (en)Glow discharge

metal

  1. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde, maden.
  2. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.
  3. Ağır, sert, parlak, dövülebilir özellikler gösteren, ısıyı ve elektriği iyi ileten katı haldeki öğeler ya da alaşımlar. Bunların iç yapıları mini buzsullardan oluşmuştur.
  4. Ağır, sert, parlak, dövülebilir özellikler gösteren, ısıyı ve elektriği iyi ileten katı haldeki öğeler ya da alaşımlar. Bunların iç yapıları mini buzsullardan oluşmuştur.
  5. Asitlerdeki hidrojenlerin yerini alabilen, hidroksil köküyle de bazları oluşturan kimyasal öğe. (Genellikle çekilirlik, dövülürlük, parlaklık, ısı ve elektrik iletkenliğiyle belirlenen özellikleri vardır.)
  6. Lat: Maden.
  7. (en)Any of several chemical elements that are usually shiny solids that conduct heat or electricity and can be formed into sheets etc.
  8. (en)Mixture containing two or more metallic elements or metallic and nonmetallic elements usually fused together or dissolving into each other when molten; 'brass is an alloy of zinc and copper'.
  9. (en)Cover with metal.
  10. (en)Containing or made of or resembling or characteristic of a metal; 'a metallic compound'; 'metallic luster'; 'the strange metallic note of the meadow lark, suggesting the clash of vibrant blades'- Ambrose Bierce.

parıltı

  1. Parıldama, göze çarpan parlaklık
  2. Bir optik dizgede, görüntü yüzeyine düşen gereksiz ışık.
  3. Bir yüzeyin az ya da çok ışık yayımlar görünmesine bağlı görsel duyulanma vergisi. Not: Bu vergi ışıkölçümser bir büyüklük olan ışıklılığın yaklaşık ruhduyumsal (psikosansoryel) karşılığıdır.
  4. (en)Luminosity (subjective brightness).
  5. (en)Glitter.
  6. (en)Gleam.
  7. (en)Blink.
  8. (en)Lustre.
  9. (en)Glow.
  10. (en)Glance.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

akkorakkor boşalmaakkor hale gelmişakkor ışıkakkor ışıldakakkor ışıtaçakkor kaybıakkor kaybiakkor lambaakkor lambasıakkomodasyonakkonduakkakkadakkadınakkadianakkalmetalmetal alkilmetal amino asit şelatlarımetal aminoacid chelatedsmetal amyant contametal asbestos gasketmetal bağımetal barmetal barrelmetal bilimimetameta analizmeta silikatmeta tagsmeta yönlendirici grup
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın