Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > akis nedir, akis ne demek (akis nnd)

akis nedir, akis ne demek?

akis

  1. Işık veya ses dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak geri dönmesi, yansıma, yankı
    Örnek: İkide birde barutla infilak akisleri geliyordu. Y. K. Beyatlı
  2. Bir cismin parlak bir yüzeyde görünmesi
  3. Bir şeyin başka bir şey üzerinde yarattığı etki.
  4. Evirtim.
  5. Evirme.
  6. Bk. yankı
  7. Bk. evirme
  8. 1. yankı. 2. ışığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünmesi, yansı. 3. zıt, ters, muhalif.
  9. Yere gömüp köklendikten sonra kestikleri üzüm çubuğu.
  10. (en) Reflection.
  11. (en) Echo yankı.
  12. (en) İnversion evirtim.
  13. (en) Effect.
  14. (en) Reaction.

yankı (nedir ne demek)

  1. Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko
    Örnek: Ben kimsesiz seyyahı meçhuller caddesinin / Ben yankısından kaçan çocuk kendi sesinin. N. F. Kısakürek
  2. Bir olgunun çevrede uyandırdığı duygu, düşünce, dedikodu gibi tepki, akis
    Örnek: Bu çığlıklar, ağızdan ağıza, kulaktan kulağa geniş yankılarla bütün yurdu kaplıyordu. Y. Z. Ortaç
  3. Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz.
  4. Bir dalganın bir engele vurarak aynı ortama geri dönmesi.
  5. Bir dalganın bir engele vurarak aynı ortama geri dönmesi.
  6. Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses.
  7. Ses dalgalarının, çeperleri pek soğurucu olmayan bir yerde çarpıp geri dönmesi; bu dönme sonunda sesin geride bıraktığı iz.
  8. Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması.
  9. (en) Echo, reverberation.
  10. (en) Rebound.
  11. (en) Reflection.
  12. (en) Echo.
  13. (en) Delay.
  14. (en) Reflexion.
  15. (en) Repercussion.
  16. (en) Replication.
  17. (en) Repercussions.
  18. (al) Echo, Hall, Nachhall, Halligkeit
  19. (al) Widerhall
  20. (fr) Écho, réverbération
  21. (fr) Écho

ışık (nedir ne demek)

  1. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk
    Örnek: Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi. H. E. Adıvar
  2. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
  3. Elektrik.
  4. Resim sanatında ışıklı, parlak yer.
  5. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
    Örnek: Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu. P. Safa
  6. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb
    Örnek: Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan. N. Cumalı
  7. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
  8. Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için verdiği buyruk.
  9. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. Başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (Bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. Dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur).
  10. Aydınlık, ziya.
  11. Mutluluk, sevinç veya zekadan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı.
  12. Mec. Yol gösteren, aydınlatan, önderlik eden kimse.
  13. (en) Beam.
  14. (en) Light (luminous energy.
  15. (en) Light.
  16. (en) Gleam.
  17. (en) Lights!.
  18. (en) Lamp.
  19. (en) Luminary.
  20. (en) Photo-.
  21. (en) Any source of light.
  22. (en) Bathe.
  23. (en) Doppler effect.
  24. (al) Licht
  25. (fr) Lumière
  26. (fr) Lumière!

ses (nedir ne demek)

  1. Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  2. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda yaptığı titreşim
    Örnek: Boğukluğu benim kulağıma da ürkütücü gelen bir sesle sordum. R. H. Karay
  3. Duygu ve düşünce
    Örnek: Gençliğin sesini duyuran başka bir dergide ... Y. Z. Ortaç
  4. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki.
  5. Aralarında uyum bulunan titreşimler.
  6. (Derleme.. fonem,ses unsuru,seslik, ün) Kulağın duyabildiği titreşim.
  7. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi.
  8. Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu.
  9. (en) Note.
  10. (en) Blur.
  11. (en) Murmur.
  12. (en) Audiovisual aids.
  13. (en) Means the Senior Executive Service.
  14. (en) Abbr Service Evaluation System.
  15. (en) Severely Errored Second.
  16. (en) Senior Executive Service.
  17. (en) Spongiform encephalopathy.
  18. (en) Severely Errored Seconds: A unit used to specify the error performance of T carrier systems This indicates a second containing ten or more errors, usually expressed as SES per hour, day, or week This method gives a better indication of the distribution of bit errors than a simple Bit Error Rate Refer also to EFS See also Source End Station.
  19. (en) Student Employment Services.
  20. (en) Sports Education Service of the Australian Sports Commission.
  21. (en) SCSI Enclosure Services are an ANSI X3 T10 standard for temperature and power monitoring of disk enclosures for enhanced data protection.
  22. (en) Shelf Edge Study Part of LOIS project.
  23. (en) Secondary Emissions Standard.
  24. (en) Severely errored seconds Seconds during which the bit error ratio is greater than a specified limit and transmission performance is significantly degraded A performance monitoring parameter is measured on a per-channel basis.
  25. (en) Sound, phonem.
  26. (en) Sound.
  27. (en) Speech.
  28. (en) Sonic.
  29. (en) Phonic.
  30. (en) Audio.
  31. (en) Vocal.
  32. (en) Acoustic.
  33. (en) Voice.
  34. (en) Noise.
  35. (en) Tone.
  36. (en) Call.
  37. (en) Shout.
  38. (en) Clatter.
  39. (en) Sonance.
  40. (en) Phono-.
  41. (en) Sono-.
  42. (en) Second that has an equivalent error ratio greater than 1-in-1,000 In SF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, six or more framing bit errors, or 1,544 or more BPVs In ESF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, 320 or more CRC-6 errors, or 1,544 or more BPVs On unframed circuits, a circuit with one or more LOSs, or 1,544 or more BPVs.
  43. (al) Ton, Klang, Laut, Schall
  44. (al) Schall
  45. (fr) Son
  46. (fr) Phoneme, son

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009