Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > akidesi bozuk nedir, akidesi bozuk ne demek, akidesi bozuğun anlamı (akidesi bozuk nnd)

akidesi bozuk nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






akidesi bozuk

  1. İnancı bozulmuş olan (kimse).

akide (nedir ne demek)

  1. Bir şeye inanarak bağlanış, inanç, din inancı
    Örnek: Akidesini esvap gibi değiştirebilen, vicdanını adi bir eşya gibi satan insanlar bu dünyada az değildir. Ö. Seyfettin
  2. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri
    Örnek: Ağızları ve elleri yaladıkları akideden kıpkırmızı bir hâlde geçiyorlardı. Y. K. Beyatlı
  3. Bk. öğreti
  4. (en) Sugar candy.
  5. (en) Creed. belief. dogma. gospel. persuasion. tenet.

öğreti (nedir ne demek)

  1. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve dogmaların bütünü, meslek, doktrin
    Örnek: Öğretisini başkalarına iletebilmekten umudunu kestiği anlar bile oluyordu. H. Taner
  2. Belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olan ilke veya ilkeler dizisi, doktrin
    Örnek: Bunlar Çinli düşünürün kitaplarını yaktıkları gibi, öğretilerini izleyenleri de öldüreceklerdir. S. Birsel
  3. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve dogmaların bütünü.
  4. Belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olan ilke veya ilkeler dizisi.
  5. 1- Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. 2- İnan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi.
  6. (en) Doctrine. creed. ism. tenet.
  7. (en) Doctrine. teaching. teaching doktrin.
  8. (en) Discipline. doctrine. principles. tenets.
  9. (en) Doctrine

bozuk (nedir ne demek)

  1. Bozulmuş olan
    Örnek: Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu. T. Buğra
  2. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ)
    Örnek: Ağzındaki birkaç bozuk dişten şüphe ettim. R. N. Güntekin
  3. Madenî para
    Örnek: Hiç olmazsa birkaç kuruş bozuk ver! M. Ş. Esendal
  4. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık
  5. Kızgın, sıkıntılı
  6. Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz.
  7. (en) Broken. broken down. out-of-action. damaged. disordered. distorted. wrong. imperfect. in bad order. upset. disappointed. bad. bum. dead. deranged. dirty. doric. embroiled. faulty. flyblown. foul. on the fritz. gone. hard-set. haywire. heavy. hipshot.
  8. (en) Bad. broken. bumpy. corrupt. cranky. dead. dud. foul. impassable. off. rotten. upset. wrong. spoilt. ruined. out of order. out of action. on the blink. on the bum. inactive. faulty. disordered. disarranged. broken. bad. dirty. rotten. tainted. bumpy. depraved. not virgin.
  9. (en) Down.

bozulmuş (nedir ne demek)

  1. (en) Disgruntled. disillusioned. rancid.
  2. (en) Adulterated. corrupt. decayed. degenerate. disconcerted. off the hinges. impaired. out of joint. putrid. rancid. vitiated.

olan(nedir ne demek)

  1. Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
  2. (en) [Olan] [Olan] pron. one

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük