|
akhardal
-
Hekimlikte iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri (Sinapis alba).
-
White mustard.
-
Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
Örnek:
Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir. Ç. Altan
-
Oyuk şeylerin boşluğu.
-
Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta.
-
Toplu bir durumda bulunan kimse
Örnek:
Ama hepiniz, hepiniz / Hepiniz geçim derdinde / Bir ben miyim keyif ehli içinizde? O. V. Kanık
-
Nesnelerin arasında bulunan kimse veya nesne.
-
Ten ile dış giysiler arası
Örnek:
Boynumda kalın yün atkı, içimde çift kat fanila, gene de titriyorum. E. Bener
-
Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm.
-
Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım.
-
Kapalı yerlerde geçen görünçlükleriiçine alan çekim
-
İşlikte, kapalı yerlerde çevrilmiş çekim. Dış'ın karşıtı.
-
İnterior (shot), indoor (studio shot)
-
İnternal. inner. interior. inside. in. domestic. inlying. inward. inland. civil. inside. interior. core. within. inward. bowels. intestine. stuffing. refill. guts. endo-.
-
Bowels. in. inland. inner. inside. interior. internal. inward.
-
İnside. internal. intrinsic. domestic. in. inner. the interior. the inside. the inner part of surface. among. internal organs of the body. heart. mind. will. home. internal politics. inward. inward meaning. kernel.
-
Innenaufnahme
-
İntérieur
olarak(nedir ne demek)
-
As, qua
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|