Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > akdeniz mavisi nedir, akdeniz mavisi ne demek, akdeniz mavisinin anlamı (akdeniz mavisi nnd)

akdeniz mavisi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






akdeniz mavisi

  1. Parlak ve canlı görünümde mavi rengin bir türü.
  2. Bu renkte olan.

akdeniz (nedir ne demek)

  1. Kuzeyde Avrupa, doğuda Asya, güneyde Afrika ile kuşatılan deniz.
  2. (en) The mediterranean. mediterranean sea. mediterranean.
  3. (en) Mediterranean.
  4. (en) Mediterranean. mediterranean sea.

mavi (nedir ne demek)

  1. Yeşil ile menekşe rengi arasında bir renk, bulutsuz gökyüzünün rengi.
  2. Bu renkte olan.
  3. Gökyüzünün rengi.
  4. (en) Blue. blue.
  5. (en) Blue.

parlak (nedir ne demek)

  1. Parlayan, ışıldayan
    Örnek: Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu. H. E. Adıvar
  2. Temiz ve ışıklı
    Örnek: Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı. F. N. Çamlıbel
  3. Göze çarpacak kadar başarılı
    Örnek: Birinci İnönü Harbini parlak bir zaferle kazandık. A. Gündüz
  4. Yüzü güzel (oğlan).
  5. Parlayan, ışıldayan.
  6. Temiz.
  7. Çok başarılı.
  8. (en) Shiny. shining. bright. luminous. luminescent. dazzling. glossy. aglow. brilliant. ardent. clear. crowning. crystal. effulgent. flamboyant. flaming. flaring. flashy. fulgent. fulgurant. glace. glittering. glowing. gorgeous. illuminant. incandescent.
  9. (en) Aglow. bright. brilliant. clear. clever. colourful. fine. flashy. garish. gaudy. gay. glittering. glorious. grand. jazzy. light. luminous. lurid. polish. polished. resplendent. rich. rosy. ruby. shiny. silken. sleek. sparkling. shining. gleaming. successful. influental.
  10. (en) Bright. brilliant. shining. gleaming. glistering. radiant. luminous. successful. astute. clear. crystalline. effulgent. gay. glad. glare. glossy. glowing. gorgeous. lively. luculent. lustrous. resplendent. shiny. sparkling.
  11. (en) Oriental
  12. (en) Pyrotechnic, pyrotechnical

canlı(nedir ne demek)

  1. Canı olan, diri, yaşayan
    Örnek: Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı. N. Cumalı
  2. Güçlü, etkili, hareketli, hayat dolu
    Örnek: Recep çok canlı bir adamdı. S. F. Abasıyanık
  3. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.
  4. Yayın.
  5. Canlı yayın.
  6. (en) Alive. live. living. animate. active. lively. fresh. full of life. snappy. glowing. breezy. spirited. vivacious. humming. in the flesh. animated. beany. bright. brisk. bustling. colorful. colourful. corky. crisp. crispy. dashing. dewy. driving. exhil.
  7. (en) Active. alive. animate. bouncy. breezy. bright. brisk. colourful. dashing. frisky. gay. jaunty. keen. live. lively. living. lusty. picturesque. prismatic. racy. rich. skittish. snappy. spirited. sporty. sprightly. spry. swinging. thing. vibrant. vital. vivacious. vivid. walking.
  8. (en) Live. alive. animated. brisk. fresh. lively. living. animate. living creature. active. vigorous. strong. moving. quick. dynamic. mobile. kinetic. alert. breezy. chippy. coloured. colourful. dapper. dashing. dramatic. eager. frisky. graphic. in high spirit.
  9. (en) Rich, saturated

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük