|
akdeniz mavisi
-
Parlak ve canlı görünümde mavi rengin bir türü.
-
Bu renkte olan.
-
Kuzeyde Avrupa, doğuda Asya, güneyde Afrika ile kuşatılan deniz.
-
The mediterranean. mediterranean sea. mediterranean.
-
Mediterranean.
-
Mediterranean. mediterranean sea.
-
Yeşil ile menekşe rengi arasında bir renk, bulutsuz gökyüzünün rengi.
-
Bu renkte olan.
-
Gökyüzünün rengi.
-
Blue. blue.
-
Blue.
-
Parlayan, ışıldayan
Örnek:
Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu. H. E. Adıvar
-
Temiz ve ışıklı
Örnek:
Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı. F. N. Çamlıbel
-
Göze çarpacak kadar başarılı
Örnek:
Birinci İnönü Harbini parlak bir zaferle kazandık. A. Gündüz
-
Yüzü güzel (oğlan).
-
Parlayan, ışıldayan.
-
Temiz.
-
Çok başarılı.
-
Shiny. shining. bright. luminous. luminescent. dazzling. glossy. aglow. brilliant. ardent. clear. crowning. crystal. effulgent. flamboyant. flaming. flaring. flashy. fulgent. fulgurant. glace. glittering. glowing. gorgeous. illuminant. incandescent.
-
Aglow. bright. brilliant. clear. clever. colourful. fine. flashy. garish. gaudy. gay. glittering. glorious. grand. jazzy. light. luminous. lurid. polish. polished. resplendent. rich. rosy. ruby. shiny. silken. sleek. sparkling. shining. gleaming. successful. influental.
-
Bright. brilliant. shining. gleaming. glistering. radiant. luminous. successful. astute. clear. crystalline. effulgent. gay. glad. glare. glossy. glowing. gorgeous. lively. luculent. lustrous. resplendent. shiny. sparkling.
-
Oriental
-
Pyrotechnic, pyrotechnical
canlı(nedir ne demek)
-
Canı olan, diri, yaşayan
Örnek:
Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı. N. Cumalı
-
Güçlü, etkili, hareketli, hayat dolu
Örnek:
Recep çok canlı bir adamdı. S. F. Abasıyanık
-
Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.
-
Yayın.
-
Canlı yayın.
-
Alive. live. living. animate. active. lively. fresh. full of life. snappy. glowing. breezy. spirited. vivacious. humming. in the flesh. animated. beany. bright. brisk. bustling. colorful. colourful. corky. crisp. crispy. dashing. dewy. driving. exhil.
-
Active. alive. animate. bouncy. breezy. bright. brisk. colourful. dashing. frisky. gay. jaunty. keen. live. lively. living. lusty. picturesque. prismatic. racy. rich. skittish. snappy. spirited. sporty. sprightly. spry. swinging. thing. vibrant. vital. vivacious. vivid. walking.
-
Live. alive. animated. brisk. fresh. lively. living. animate. living creature. active. vigorous. strong. moving. quick. dynamic. mobile. kinetic. alert. breezy. chippy. coloured. colourful. dapper. dashing. dramatic. eager. frisky. graphic. in high spirit.
-
Rich, saturated
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|