|
akarsu havzası
-
Bk. akarsu teknesi
-
Drainage basin, drainage area
-
Bir anaırmağın tüm kollarıyla yayıldığı ve komşuakarsu teknesinden «su bölümü çizgisi»yle ayrıldığı alan.
-
River-Basin
-
Bassin fluviale
-
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.
-
Tek sıra elmastan gerdanlık.
-
Kesintisi olmayan, aralıksız.
-
En yüksek dereden, anaırmağa değin belirli bir yatak içinde ve eğim boyunca sürekli ya da dönemli olarak akan sular.
-
Yeryüzünde ve yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.
-
Tek sıra elmastan veya inciden gerdanlık.
-
Mec. Kesintisi olmayan, aralıksız.
-
Güler yüzlü, güleç.
-
Stream. tributary. river.
-
River. stream. diamond necklace. running water. watercourse.
-
Running water
-
Eau couran
-
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret.
-
Kiraya verilerek gelir getiren taşınmaz mal.
-
Bk. kene
-
Bk. gelirli taşınmaz mal
-
Running. landed property. real estate. real property.
-
Running. flowing. liquid. real estate.
-
Real estate
-
Dağ veya tepelerle sınırlanmış, suları aynı denize, göle veya ırmağa akan bölge.
-
Bölge, mıntıka.
-
Tekne.
-
Bk. böbrek havuzcuğu
-
Basin. river basin. catchment. catchment area.
-
Basin. river basin. catchment area. region. district.
-
River basin. catchment area. region where a mineral is found. catchment. reservoir.
-
Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap
-
Bir tür küçük deniz taşıtı
-
Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü.
-
Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü.
-
Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı.
-
Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, havza.
-
Bir kıvrımın çukur, alçak yeri. bkz. kemer.
-
Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap
-
Sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri.
-
Tank, apron tank
-
Boat. ship. hull. trough. tub. bottom. glider. vat. vessel.
-
Boat. trough. tub. vat. vessel. hull. wooden trough. ship's hull. ship. craft. sink. basin. tank. syncline.
-
Craft. tub. vat. trough. boat. hull of a ship. basin. bucket. pan. tray. ship's body. sink. keel. kid. sail. hulk. hutch. hog. hopper. beck. skip. bottom. vessel.
-
Syncline
-
Back
-
Tank, Gefass, Trog, Küvette
-
Cuve
-
Synclinal
drainage
(nedir ne demek)
-
Süzülme, çekilme, akaçlama, drenaj
-
Süzülen su, çekilen su
-
Su mecraları
-
Lağım ve kanalizasyon sistemi
-
Suyu kurutulan arazi
-
Fitil veya tüple cerahat çekme
-
Drenaj, süzülme, çekilen su; iltihabı boruyla boşaltma; lağım şebekesi, kanalizasyon; kurutulan arazi
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|