Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > akarsu aşındırması nedir, akarsu aşındırması ne demek, akarsu aşındırmasıın anlamı, ingilizcesi (akarsu aşındırması nnd)

akarsu aşındırması nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






akarsu aşındırması

  1. Akarsuların yataklarını, su gücü ve taşıdığı katı öğeler yardımıyla kıyıdan ve dipten kemirmesi olayı.
  2. (en) River erosion
  3. (fr) Érosion fluviale

Türetilmiş Kelimeler (bis)

akar, akar bakar, akar mallar, akara, akar, akarca, akaret, akarlar

akarsu (nedir ne demek)

  1. Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.
  2. Tek sıra elmastan gerdanlık.
  3. Kesintisi olmayan, aralıksız.
  4. En yüksek dereden, anaırmağa değin belirli bir yatak içinde ve eğim boyunca sürekli ya da dönemli olarak akan sular.
  5. Yeryüzünde ve yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.
  6. Tek sıra elmastan veya inciden gerdanlık.
  7. Mec. Kesintisi olmayan, aralıksız.
  8. Güler yüzlü, güleç.
  9. (en) Stream. tributary. river.
  10. (en) River. stream. diamond necklace. running water. watercourse.
  11. (en) Running water
  12. (fr) Eau couran

akar (nedir ne demek)

  1. Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret.
  2. Kiraya verilerek gelir getiren taşınmaz mal.
  3. Bk. kene
  4. Bk. gelirli taşınmaz mal
  5. (en) Running. landed property. real estate. real property.
  6. (en) Running. flowing. liquid. real estate.
  7. (en) Real estate

kene (nedir ne demek)

  1. Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara sebep olan böceklerin genel adı, sakırga.
  2. Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler (Arachnoidea) sınıfının,keneler (Acarina) takımından, erginleri koyun, köpek vb. üzerinde, kan emerek asalak yaşayan, 4 mm. kadar boyda olan dişisi kan emdikten sonra 12 mm. kadar şişebilen, gözleri bulunmayan bir tür. Akar.
  3. İnsan ve hayvanlara saldırarak, kan emici, ağılayıcı, sokup sömürücü özelliklerinden başka, çeşitli hastalıklar bulaştırmasıyle de suçlu görülen örümceğimsi eklembacaklıların genel adı; sakırga, kırışak, yavsı.
  4. (en) Tick. wood tick. acarid. hawk moth.
  5. (en) Mite. tick. acarid.
  6. (en) Blood sucking insect like tick. mite.
  7. (en) Tick
  8. (al) Zecke
  9. (fr) Tique
  10. (la) Ixodes ricinus

aşındırma (nedir ne demek)

  1. Aşındırmak işi.
  2. (en) Abrasion. corrosion. erosion. attrition. denudation.
  3. (en) Corrosion. erosion.
  4. (en) Wearing off. etching. corroding. erosion. obliteration.

gücü (nedir ne demek)

  1. Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.
  2. (en) Hearness. leaf. reed. weaving reed.
  3. (en) Consuming power.

katı (nedir ne demek)

  1. Sert, yumuşak karşıtı
    Örnek: Bu hâl, onu ilk defa giyilen katı gömlek gibi sıkıyordu. F. R. Atay
  2. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim.
  3. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan.
  4. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp.
  5. Çok, aşırı derecede
  6. Taşlık.
  7. Bkz.Katı hal.
  8. Çeşitli omurgalı veya omurgasız hayvanların sindirim kanalı üzerinde bulunan ve besinin öğütüldüğü kaslı bölge. Taşlık.
  9. Çok, pek, fazla, yeğin.
  10. Ağır.
  11. Haşin, sert, kırıcı.
  12. (en) Hard. firm. stiff. solid. insensitive. hard-boiled. callous. emphatic. emphatical. hard-and-fast. ironclad. rigid. sclerous. square. steel. steely. stern. strict. hard-line. fold.
  13. (en) Austere. callous. firm. hard. rigid. rough. severe. solid. starchy. steely. stern. stiff. stony. strict. stringent. substantial. thick. tough. unfeeling. wooden. hard-boiled.
  14. (en) Solid. hard. rigid. stiff. tough. stern. insensitive. draconian. flinty. hard core. starchy. stark.
  15. (en) Gizzard
  16. (fr) Gésier

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük