|
akar
-
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret.
-
Kiraya verilerek gelir getiren taşınmaz mal.
-
Bk. kene
-
Bk. gelirli taşınmaz mal
-
Running. landed property. real estate. real property.
-
Running. flowing. liquid. real estate.
-
Real estate
-
Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara sebep olan böceklerin genel adı, sakırga.
-
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler (Arachnoidea) sınıfının,keneler (Acarina) takımından, erginleri koyun, köpek vb. üzerinde, kan emerek asalak yaşayan, 4 mm. kadar boyda olan dişisi kan emdikten sonra 12 mm. kadar şişebilen, gözleri bulunmayan bir tür. Akar.
-
İnsan ve hayvanlara saldırarak, kan emici, ağılayıcı, sokup sömürücü özelliklerinden başka, çeşitli hastalıklar bulaştırmasıyle de suçlu görülen örümceğimsi eklembacaklıların genel adı; sakırga, kırışak, yavsı.
-
Acarina alt takımı. Ixodida takımında Ixodoidea üst ailesinde bulunan, yumuşak (Argasidae) ve sert (İxodidae) keneler olmak üzere
-
Tick. wood tick. acarid. hawk moth.
-
Mite. tick. acarid.
-
Blood sucking insect like tick. mite.
-
Tick
-
Zecke
-
Tique
-
Ixodes ricinus
-
Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat
Örnek:
Saklanan bir gelir vardı ki aç, çıplak kalmıyorlardı. M. Yesarî
-
Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandığı ücret, aylık, kira vb., varidat, irat.
-
Emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kâr payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı.
-
Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay.
-
Îrâd.
-
Bir filmin herhangi bir sinema salonunda ya da oynatım süresi boyunca sağladığı para. (Kesintiligelir ya da kesintisizgelir olarak ikiye ayrılır).
-
Box office, box office (takings, receipt), take
-
İncome. revenue. revenues. earnings. takings. drawings. gainings. proceeds. yield.
-
Emolument. income. means. return. revenue. takings. yield. receits. rent.
-
Revenue. income. proceeds. earnings. expenditure for taxes on income , earnings and property. gains. gainings. incoming profit. takings.
-
İncome
-
Einnahme, Filmeinnahme, Filmertrag, Kasseneingangen
getiren(nedir ne demek)
-
Bearer
-
Afferent
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|