akarçay ne demek?
- Küçük akarsu, ırmak.
- Akıp giden su, çay.
- Akar-çay.
küçük
- Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, büyük karşıtı
- Yaşı daha az olan
- Niceliği az olan
- Niteliği aşağı olan, bayağı.
- Geri aşamada.
- Değersiz, önemsiz
- Büyümesini, gelişmesini henüz tamamlamış olan
- Kısık, parlak olmayan(ses)
Small.
Little.
akar
- Cerahatli yara
- Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret.
- Kiraya verilerek gelir getiren taşınmaz mal.
- Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı (Fr)
- Sıvı, mai, likit.
- Akıp geçen
- Kısır. (Osmanlıca'da yazılışı: a'kar)
- Zayi etme, kaybetme.
- Akar takımına ait herhangi bir parazit.
Acarid.
akar amber
- Asya ve Amerika'da yetişen, odunu ceviz ağacınınkine benzeyen, güzel kokulu öz suyu olan büyük bir ağaç (Liquidambar orientalis).
