|
akım ölçümü
-
Bir akarsuyun veya kanalın su yolunda bir saniyede akan su hacmini ölçme.
-
Akma işi.
-
Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan
Örnek:
Gecenin hummalı sessizliği kulaklarında yüksek voltajlı bir elektrik akımı gibi vınlıyordu. A. İlhan
-
Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan tarz.
-
Debi.
-
Bir akarsuyun herhangi bir kesiminde saniyede geçirdiği suyun oylumu : m3/sn.
-
Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları.
-
Bir iletken boyunca elektronların deviniminden oluşan durum.
-
Electric current
-
Current. trend. flow. stream. movement. rheo-.
-
Stream. trend. current cereyan. movement cereyan. tarz.
-
Current. stream. trend. movement. flow. idea that is gaining ground.
-
Flowvolume
-
Current
-
Elektrischer Strom, Strom
-
Strom
-
Courant électrique
-
Débit
-
Courant
-
Ölçme işi.
-
Ölçülerek elde edilen sonuç.
-
Ölçümlemek sonucu, takdir.
-
En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi.
-
En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi.
-
Measure. measurement. estimate. evaluation. indication. metage.
-
Computation. measurement. survey. measure.
-
Measurement. measure. measuring. size. scale. quantitative. geometric.
-
Measurement
-
Reading
-
Messung
-
Mesure
-
Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu.
-
Telefon, telgraf, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat.
-
Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti.
-
İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.
-
İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz.
-
Bk. yatak
-
Tahtanın ya da tablanın liflerine dik yönde, kenarları 70-80° eğiklikte ve kalınlığın 1-3 ü kadar derinlikte açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti.
-
Bk. kanal
-
Canal. duct. channel. station. conduit. culvert. chamfer. chute. dike. drain. flume. gullet. gully. meatus. pass. passage. vessel.
-
Canal. channel. drain. duct. chute. channel.
-
Channel. canal. duct.
-
Tv channel. groove. mortise. chute. conduit. dike. drain. fairway. inlet. oggin. vessel. vestibule.
-
Canal , channel , duct.
-
Grat
-
Arête
-
İn the groove, prosperous, on track
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|