|
akıllı ve yetenekli görünme meraklısı
-
Clever clever
-
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil.
-
Karşısındakinin düşüncesizliğini belirtmek için söylenilen uyarma sözü.
-
Bilgili, zeki kimse.
-
Smart. clever. intelligent. brainy. wise. reasonable. well-advised. all there. astute. cute. knowing. knowledgeable. longheaded. sagacious. sapient. sensible. sparkling. spiritual. understanding. sage.
-
Astute. brainy. bright. canny. clever. intellectual. intelligent. politic. reasonable. sagacious. sage. sane. sensible. wise.
-
Wise. intelligent. reasonable. prudent. clever. he's got brains. brainy. adroit. advised. well advised. clear sighted. intellectual. rational. sagacious. sapient. shrewd. smart.
-
Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.
-
İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan bir söz
Örnek:
Galiba bir vehme kapılıyorum ve galiba bir hastalık beynimi kemiriyor. A. Gündüz
-
And.
-
And. plus.
-
And. and.
-
Brother of Odin and Vili He was one of the three deities who took part in the creation of the world.
-
The two-character ISO 3166 country code for VENEZUELA.
-
Ventilation Exchange is the exchange of gases, primarily oxygen and carbon dioxide, during the passage of air into and out of the respiratory passages.
-
Visual Emissions.
-
Value engineering.
-
Vented Electric; the implanted pump contains an electric motor but is vented to outside air through the driveline.
-
Victory in Europe. verb.
-
Visual Emissions Source: US EPA.
-
Vector Equilibrium.
-
Also known as Lothur, one of Odin's brothers.
-
Bosch Distributor type injection pump used on 89-93 Ram diesel engines.
-
Vietnam Era.
-
Very early in the season. vaginal examination.
-
Yeteneği olan, kabiliyetli
Örnek:
Bu iki yetenekli lise hocasını üniversiteye doçent atadı. H. Taner
-
Ehil.
-
Able. capable. clever. competent. fit. gifted. handsome. inclined. intelligent. practised. promising. skilful. skilled. skillful. strong. talented.
-
Able. adept. capable. competent. crack. gifted. good. great. talented. skilful. skillful. apt. adept kabiliyetli.
-
Brilliant. facultative. intelligent. to be a man of parts. ready.
-
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet.
-
Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite.
-
Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.
-
Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü.
-
1- Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. 2- Kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. 3- Dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü.
-
Ability. accomplishments. accomplishment. parts. aptitude. aptness. artistry. bent. caliber. calibre. capability. capacity. competence. competency. disposition. dower. dowry. efficiency. facility. faculty. fitness. flair. gift. hand. instinct. power.
-
Ability. artistry. bent. capability. capacity. competence. dexterity. facility. faculty. gift. knack. power. touch. to content. aptitude. talent. acumen. flair. bent kabiliyet. kapasite.
-
Capability. adequacy. aptitude. capacity. competence. faculty. fitness. flair. genius. ordinary ability. power. predispostion. talent. timber. turn. vocation.
-
Ability
-
Görünmek işi
-
Appearing. advent. manifestation.
-
Wild about
-
Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, mütecessis
Örnek:
Büyük kapının önünde binlerce meraklı birikmişti. H. Taner
-
Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan
Örnek:
Sedef ve gümüş kakmalı bıçaklara, revolverlere meraklıydı. Y. K. Beyatlı
-
Titiz
Örnek:
Rakım Bey yaşlı, ak saçlı, temizlik meraklısı, temizlik mütehassısı bir adamdı. A. Ş. Hisar
-
Kendisini ilgilendirmeyen bir konuda bilgi sahibi olmaya çalışan (kimse).
-
Kaygılı.
-
Curious. nosey. nosy. inquiring. interested. addicted. keen. keen on. hipped. hipped on. inquisitive. inquisitorial. prying. quizzical. rubberneck. snoopy. splenetic. curious person. snoop. hound. amateur. lover. fancier. addict. buff. bug. devotee.
-
Anxious. awestruck. buff. curious. hooked. inquiring. inquisitive. interested. searching. solicitous.
-
Curious. inquiring. inquisitive. particular. scrupulous or exacting about. anxious. inclined to worry.
-
Akıllı ve yetenekli görünme meraklısı, kendini göstermeye çalışan
-
Akıllı
-
Zeki
-
Becerikli
-
Kabiliyetli
-
Zeki, akıllı, cin gibi, zarif, becerikli, yetenekli; esprili
clever
(nedir ne demek)
-
Akıllı
-
Zeki
-
Becerikli
-
Kabiliyetli
-
Zeki, akıllı, cin gibi, zarif, becerikli, yetenekli; esprili
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|