Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > akıllı ve yetenekli görünme meraklısı nedir, akıllı ve yetenekli görünme meraklısı ne demek, akıllı ve yetenekli görünme meraklısıın anlamı, ingilizcesi (akıllı ve yetenekli görünme meraklısı nnd)

akıllı ve yetenekli görünme meraklısı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






akıllı ve yetenekli görünme meraklısı

  1. (en) Clever clever

akıllı (nedir ne demek)

  1. Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil.
  2. Karşısındakinin düşüncesizliğini belirtmek için söylenilen uyarma sözü.
  3. Bilgili, zeki kimse.
  4. (en) Smart. clever. intelligent. brainy. wise. reasonable. well-advised. all there. astute. cute. knowing. knowledgeable. longheaded. sagacious. sapient. sensible. sparkling. spiritual. understanding. sage.
  5. (en) Astute. brainy. bright. canny. clever. intellectual. intelligent. politic. reasonable. sagacious. sage. sane. sensible. wise.
  6. (en) Wise. intelligent. reasonable. prudent. clever. he's got brains. brainy. adroit. advised. well advised. clear sighted. intellectual. rational. sagacious. sapient. shrewd. smart.

ve (nedir ne demek)

  1. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.
  2. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan bir söz
    Örnek: Galiba bir vehme kapılıyorum ve galiba bir hastalık beynimi kemiriyor. A. Gündüz
  3. (en) And.
  4. (en) And. plus.
  5. (en) And. and.
  6. (en) Brother of Odin and Vili He was one of the three deities who took part in the creation of the world.
  7. (en) The two-character ISO 3166 country code for VENEZUELA.
  8. (en) Ventilation Exchange is the exchange of gases, primarily oxygen and carbon dioxide, during the passage of air into and out of the respiratory passages.
  9. (en) Visual Emissions.
  10. (en) Value engineering.
  11. (en) Vented Electric; the implanted pump contains an electric motor but is vented to outside air through the driveline.
  12. (en) Victory in Europe. verb.
  13. (en) Visual Emissions Source: US EPA.
  14. (en) Vector Equilibrium.
  15. (en) Also known as Lothur, one of Odin's brothers.
  16. (en) Bosch Distributor type injection pump used on 89-93 Ram diesel engines.
  17. (en) Vietnam Era.
  18. (en) Very early in the season. vaginal examination.

yetenekli (nedir ne demek)

  1. Yeteneği olan, kabiliyetli
    Örnek: Bu iki yetenekli lise hocasını üniversiteye doçent atadı. H. Taner
  2. Ehil.
  3. (en) Able. capable. clever. competent. fit. gifted. handsome. inclined. intelligent. practised. promising. skilful. skilled. skillful. strong. talented.
  4. (en) Able. adept. capable. competent. crack. gifted. good. great. talented. skilful. skillful. apt. adept kabiliyetli.
  5. (en) Brilliant. facultative. intelligent. to be a man of parts. ready.

yetenek (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet.
  2. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite.
  3. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.
  4. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü.
  5. 1- Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. 2- Kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. 3- Dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü.
  6. (en) Ability. accomplishments. accomplishment. parts. aptitude. aptness. artistry. bent. caliber. calibre. capability. capacity. competence. competency. disposition. dower. dowry. efficiency. facility. faculty. fitness. flair. gift. hand. instinct. power.
  7. (en) Ability. artistry. bent. capability. capacity. competence. dexterity. facility. faculty. gift. knack. power. touch. to content. aptitude. talent. acumen. flair. bent kabiliyet. kapasite.
  8. (en) Capability. adequacy. aptitude. capacity. competence. faculty. fitness. flair. genius. ordinary ability. power. predispostion. talent. timber. turn. vocation.
  9. (en) Ability

görünme (nedir ne demek)

  1. Görünmek işi
  2. (en) Appearing. advent. manifestation.

meraklısı (nedir ne demek)

  1. (en) Wild about

meraklı (nedir ne demek)

  1. Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, mütecessis
    Örnek: Büyük kapının önünde binlerce meraklı birikmişti. H. Taner
  2. Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan
    Örnek: Sedef ve gümüş kakmalı bıçaklara, revolverlere meraklıydı. Y. K. Beyatlı
  3. Titiz
    Örnek: Rakım Bey yaşlı, ak saçlı, temizlik meraklısı, temizlik mütehassısı bir adamdı. A. Ş. Hisar
  4. Kendisini ilgilendirmeyen bir konuda bilgi sahibi olmaya çalışan (kimse).
  5. Kaygılı.
  6. (en) Curious. nosey. nosy. inquiring. interested. addicted. keen. keen on. hipped. hipped on. inquisitive. inquisitorial. prying. quizzical. rubberneck. snoopy. splenetic. curious person. snoop. hound. amateur. lover. fancier. addict. buff. bug. devotee.
  7. (en) Anxious. awestruck. buff. curious. hooked. inquiring. inquisitive. interested. searching. solicitous.
  8. (en) Curious. inquiring. inquisitive. particular. scrupulous or exacting about. anxious. inclined to worry.

clever clever  US UK (nedir ne demek)

  1. Akıllı ve yetenekli görünme meraklısı, kendini göstermeye çalışan

clever  US UK (nedir ne demek)

  1. Akıllı
  2. Zeki
  3. Becerikli
  4. Kabiliyetli
  5. Zeki, akıllı, cin gibi, zarif, becerikli, yetenekli; esprili

clever  US UK (nedir ne demek)

  1. Akıllı
  2. Zeki
  3. Becerikli
  4. Kabiliyetli
  5. Zeki, akıllı, cin gibi, zarif, becerikli, yetenekli; esprili

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük