Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > akıl vermek nedir, akıl vermek ne demek (akıl vermek nnd)

akıl vermek nedir, akıl vermek ne demek?

akıl vermek

  1. Akıl öğretmek.
  2. (en) Advise, counsel.

akıl (nedir ne demek)

  1. Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us
    Örnek: Akıl yaşta değil baştadır. Atasözü
  2. Hafıza, bellek
    Örnek: Hâlâ aklımda o tufan yağmuru. C. S. Tarancı
  3. Öğüt, salık verilen yol.
  4. Düşünce, kanı
    Örnek: Şimdiki aklım olsaydı bu dükkânın yerine aç bir kahve! A. K. Tecer
  5. Us.
  6. Bk. us
  7. (en) Mental.
  8. (en) Reason.
  9. (en) İntelligence.
  10. (en) Brain.
  11. (en) Mind.
  12. (en) Head.
  13. (en) Wisdom.
  14. (en) Bean.
  15. (en) Advice.
  16. (en) Comprehension.
  17. (en) Memory.
  18. (en) Chump.
  19. (en) Consciousness.
  20. (en) Gray matter.
  21. (en) Grey matter.
  22. (en) Headpiece.
  23. (en) İntellect.
  24. (en) Loaf.
  25. (en) Nous.
  26. (en) Prudence.
  27. (en) Psyche.
  28. (en) Sapience.
  29. (en) Strength of mind.
  30. (en) Senses.
  31. (en) Fettle.
  32. (en) Guidance.
  33. (en) Mentality.
  34. (en) Sense.
  35. (en) Discretion.
  36. (en) Opinion.
  37. (en) Thought.
  38. (en) Apprehension.
  39. (en) Piece of advice.

us   US UK (nedir ne demek)

  1. Akıl, zeka.
  2. Sessiz, yavaş, özenli.
  3. Yarar, çıkar.
  4. İnsanlara özgü, onların tümel ve zorunlu olan ilkelere hiç bir güç harcamadan uymalarını sağlayan bilme, düşünme ve önlem alma yetisi.
  5. (en) İntelligence.
  6. (en) The persons speaking, regarded as an object; ourselves; the objective case of we.
  7. (en) See We.
  8. (en) North American republic containing 50 states - 48 conterminous states in North America plus Alaska in northwest North America and the Hawaiian Islands in the Pacific Ocean; achieved independence in 1776.
  9. (en) Abbreviation for Uniform Spherical This indicates a uniform, spherical distribution of charge for the positron The radius of the distribution is indicated by the value of Rp So, for example, DPM US or just US indicates that in the quantum chemistry code the positron is treated as a uniform spherical charge distribution of radius 1 5 Bohr at the 'fixed' location of the positron.
  10. (en) United States.
  11. (en) Depending on the context: United States, United States of America, American.
  12. (en) The United States of America.
  13. (en) United States Code.
  14. (en) Country-Code top-level domain Available exclusively for residents of the United States and its territories.
  15. (en) The United States.
  16. (en) Fast method of communication between SP2 nodes Can be used only with the high performance switch See IP.
  17. (en) United States UTas The University of Tasmania UUV Unmanned Underwater Vehicles VIM Vibration Isolation Module VPP Velocity Prediction Program [Contents] [Previous] [Next] CRICOS provider code: 00301J.
  18. (en) The two-character ISO 3166 country code for UNITED STATES.
  19. (en) Crs Unable to accept request See also UC.
  20. (en) 1/2 6 5/8 6 3/4 6 7/8 7 7 1/8 7 1/4 7 3/8 7 1/2 7 5/8 7 3/4 7 7/8.
  21. (en) Cooper Power Systems' UltraSIL housed, station class surge arrester.
  22. (en) Ultrasil housed, station class surge arrester.
  23. (en) Prefix to serial number of Army draftees.
  24. (en) Europe RATES.
  25. (en) Ultrasound.
  26. (en) Us state or local government.
  27. (en) Vr of type Unsigned Short.
  28. (en) Sites in the U S outside the functional domains.
  29. (en) Ultrasound VOR vestibulo-ocular reflex.
  30. (en) Mind.
  31. (en) Reason.
  32. Bize, bizi.
  33. United States, American.
  34. [US (United States) ] amerika birleşik devletleri, amerika

vermek (nedir ne demek)

  1. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek
    Örnek: Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm. Ö. Seyfettin
  2. Bırakmak veya bağışlamak
    Örnek: Hırsımdan bazılarına bedava verdim, alın götürün, diye bağırdım. H. C. Yalçın
  3. Ondan bilmek, atfetmek
  4. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek
  5. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
    Örnek: Arabanın burnunu, en tenha kahvelerden birinin önünde, rıhtıma verdiler. A. İlhan
  6. Herhangi bir duruma yol açmak
    Örnek: Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  7. Eğlenceli toplantı düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
  8. Topluluk önünde sanatını göstermek, icra etmek.
  9. Verilen karşılıkla bir kimseyi söylediğine veya yaptığına pişman etmek: “İyi oldu ağzının payını verdiğim, artık bana karşı daha dikkatli olur.” -A. Ümit.
  10. (en) Bring.
  11. (en) İnsert.
  12. (en) Produce.
  13. (en) Adjudge.
  14. (en) Award.
  15. (en) Adduce.
  16. (en) Throw.
  17. (en) Charter.
  18. (en) Place.
  19. (en) Accord.
  20. (en) Allow.
  21. (en) Assign.
  22. (en) Bear.
  23. (en) Bestow.
  24. (en) Bring in.
  25. (en) Cede.
  26. (en) Come across with.
  27. (en) Confer.
  28. (en) Contribute.
  29. (en) Dedicate.
  30. (en) Deliver.
  31. (en) Deliver up.
  32. (en) Dispose of.
  33. (en) Distribute.
  34. (en) Donate.
  35. (en) Endow.
  36. (en) Extend.
  37. (en) Furnish.
  38. (en) Give.
  39. (en) Give away.
  40. (en) Give in.
  41. (en) Grant.
  42. (en) Hand.
  43. (en) Hand in.
  44. (en) Hand out.
  45. (en) Hand over.
  46. (en) Administer.
  47. (en) Attribute.
  48. (en) Concede.
  49. (en) Consign.
  50. (en) Deal.
  51. (en) Devote.
  52. (en) Dispense.
  53. (en) Emit.
  54. (en) İmpart.
  55. (en) Lend.
  56. (en) Pass.
  57. (en) Present.
  58. (en) Provide.
  59. (en) Supply.
  60. (en) Treat.
  61. (en) Vest.
  62. (en) To give.
  63. (en) To hand.
  64. (en) To pass.
  65. (en) To give sth away.
  66. (en) To concede.
  67. (en) To deliver.
  68. (en) To give in.
  69. (en) To hand sth in.
  70. (en) To provide.
  71. (en) To furnish.
  72. (en) To dispense.
  73. (en) To present.
  74. (en) To yield.
  75. (en) To bear.
  76. (en) To afford.
  77. (en) To apply.
  78. (en) To bend.
  79. (en) To donate.
  80. (en) To bestow.
  81. (en) To grant.
  82. (en) To assign.
  83. (en) To devote.
  84. (en) To sel.
  85. (en) To pay.
  86. (en) To sell.
  87. (en) To offer.
  88. (en) To attribute.
  89. (en) Just.
  90. (en) To give sth to.
  91. (en) To hand sth to.
  92. (en) To bequeath / to leave sth to.
  93. (en) To vie in marriage.
  94. (en) To produce.
  95. (en) To hold.
  96. (en) Afford.
  97. (en) Ascribe.
  98. (en) Attach.
  99. (en) Blossom.
  100. (en) Defray.
  101. (en) Deli.

akıl öğretmek (nedir ne demek)

  1. Birine nasıl davranacağını göstermek, yol göstermek, akıl vermek: “Sana ne oluyor? Akıl öğretecek sen mi kaldın?” -N. Hikmet.

öğretmek (nedir ne demek)

  1. Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak
    Örnek: Böyle görünmesini öğretmişler, sağlam bir terbiye almış. R. H. Karay
  2. Yetenek kazandırmak.
  3. Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak
    Örnek: Bir şeyi bir adama öğretmek için öğretenle öğrenen arasında mutlaka ruhi bir yakınlık lazımdır. B. Felek
  4. (en) Teach.
  5. (en) Drill.
  6. (en) Educate.
  7. (en) To teach.
  8. (en) İnculcate.
  9. (en) İnstruct.
  10. (en) Show.
  11. (en) Enlighten.
  12. (en) İndoctrinate.
  13. (en) İnitiate.
  14. (en) İntroduce.
  15. (en) Profess.
  16. (en) School.
  17. (en) İnstil.
  18. (en) Process in.
  19. (en) Train.

advise   US UK (nedir ne demek)

  1. Öğüt vermek, nasihat etmek, öğütlemek, tavsiye etmek, akıl vermek, fikir vermek, haber vermek, bildirmek, uyarmak
  2. Tavsiye etmek
  3. Öğüt veya nasihat vermek, akıl öğretmek
  4. Haber veya bilgi vermek
  5. Danışmak, istişare etmek, akıl sormak

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012