|
akışkanlaşmak
-
Akışkan duruma gelmek.
-
(Nesne almayan fiil)
-
Kendilerine özgü bir biçimleri olmayıp içinde bulundukları kabın biçimini alan (sıvı veya gaz), seyyal, likit.
-
Akış özellikleri gözlenebilen sıvı ya da gaz evresindeki özdek.
-
Belirli bir biçimi olmayan, kuvvet etkisinde oylumu, değişmeyen akıcı özdek.
-
Fluid.
-
Fluid. liquid.
-
Fluid
-
Flüssigkeit
-
Fluide
gelmek(nedir ne demek)
-
Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak
Örnek:
Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı. B. S. Erdoğan
-
Geriye dönmek
-
Oturmaya, ziyarete gitmek.
-
İsabet etmek.
-
Varmak, ulaşmak.
-
Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek.
-
Ortaya çıkmak, doğmak.
-
Belli bir süre dolmak
Örnek:
Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu. N. Cumalı
-
Arrive. come to. come. attain. carry over. come up to. fall on. get. pull. roll up. set. stem.
-
To come. to appear. to seem. to suit. to come around to. to cost. accrue. draw in. draw in / into. fetch up. get. originate. pull. reach. spring. turn up.
-
Weigh, scale in, turn the scale at, go to scale at, scale out
-
Go on
-
Put in
-
Weigh
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|