Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ah almak nedir, ah almak ne demek (ah almak nnd)

ah almak nedir, ah almak ne demek?

ah almak

  1. Birinin ilenmesini üstüne çekmek.

ah   US UK (nedir ne demek)

  1. (a:h) İlenme, beddua.
  2. Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz
  3. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz.
  4. (∆H) Entalpi değişimi.
  5. (en) Amp-Hour A battery capacity rating that equals the achievable product of the current drain and the time duration of that drain The greater the AH rating, the longer the operating battery life For a known current drain requirement, dividing the amp-hour rating by that drain yields the operating time duration of the battery supply.
  6. (en) The IPSEC Authentication Header, added after the IP header For details, see our IPSEC Overview document and/or RFC 2402.
  7. (en) Authentication Header The authentication header is part of the IPSec protocol process It authenticates the entire packet, including the IP address, using the MAC.
  8. (en) After Hijra: the event of the Prophet's migration from Makkah to Madina is known as Hijra and marks the beginning of the Islamic Calendar.
  9. (en) Symbol and abbreviation of ampere-hour.
  10. (en) Real Player Real Player 0:46 Authentication Header.
  11. (en) Authentication Header.
  12. (en) Archway and Hospitals; AW - Archway Furnival; BD - Bedford; BG - Bounds Green; CF - Chase Farm Hospital; CH - Cat Hill; EN - Enfield; HE - Hendon; IH - Ivy House; NC - National Centre for Work Based Learning Partnerships; NM - North Middlesex Hospital ; QP - Quicksilver Place; RF - Royal Free Hospital; TP - Trent Park; TM - Tottenham; WI - Whittington Hospital.
  13. (en) Amp-Hour.
  14. (en) Ampere-Hour capacity of the battery pack.
  15. (en) Ah is a Scots word meaning I Ah said Ah hadnae seen him.
  16. (en) Abbreviation for Ampere-Hour.
  17. (en) Abercrombie House.
  18. (en) Tax2 Amount of second year of delinquent tax certified by county.
  19. (en) Ah.
  20. (en) Alas!.
  21. (en) Ouch!.
  22. (en) Curse.
  23. (en) Ah! Oh.
  24. (en) Alas.
  25. (en) An IPsec protocol that provides for anti-replay and verifies that the contents of the packet haven't been modified in transit AH is a mathematical code that is embedded and transmitted in the IP packet May be applied alone or in combination with ESP Top.
  26. (en) Attack helicopter.
  27. (en) Expresses delight HI - used as a greeting OS - a bone.
  28. Ünlem ey, oh, ah, of, vah, ya; Acayip ! Hayret I
  29. Ah, of, öf, ya
  30. Ah!, of!, öf!, ya!

almak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
    Örnek: Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı
  2. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.
  3. Birlikte götürmek.
  4. Satın almak
    Örnek: Biz bir ya da iki parti alır, çekiliriz piyasadan. N. Cumalı
  5. Ele geçirmek, fethetmek
    Örnek: Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş. Ö. Seyfettin
  6. İçine sığmak.
  7. Kabul etmek.
  8. Kendine ulaştırılmak, iletilmek.
  9. Bk. çevirmek
  10. (en) Take on.
  11. (en) Occupy.
  12. (en) Get.
  13. (en) Take.
  14. (en) Receive.
  15. (en) Accept.
  16. (en) Take in.
  17. (en) Seize.
  18. (en) Capture.
  19. (en) Conquer.
  20. (en) Pick up.
  21. (en) Gain.
  22. (en) Put on.
  23. (en) Admit.
  24. (en) Assume.
  25. (en) Borrow.
  26. (en) Collect.
  27. (en) Come in.
  28. (en) Divest smb.
  29. (en) Draw.
  30. (en) Enter on.
  31. (en) Enter upon.
  32. (en) Enucleate.
  33. (en) Excise.
  34. (en) Extract.
  35. (en) Fetch.
  36. (en) Garner.
  37. (en) Have.
  38. (en) Help one.
  39. (en) Claim.
  40. (en) Derive.
  41. (en) Hold.
  42. (en) Keep.
  43. (en) Obtain.
  44. (en) Score.
  45. (en) Secure.
  46. (en) Trade.
  47. (en) To take.
  48. (en) To get.
  49. (en) To receive.
  50. (en) To buy.
  51. (en) To take sb in marriage.
  52. (en) To hold.
  53. (en) To take along.
  54. (en) To call for.
  55. (en) To capture.
  56. (en) To conquer.
  57. (en) To catch.
  58. (en) To take on.
  59. (en) To hire.
  60. (en) To employ.
  61. (en) To move.
  62. (en) To remove.
  63. (en) To take away.
  64. (en) To sweep.
  65. (en) To clean.
  66. (en) To dust.
  67. (en) To sense.
  68. (en) To smell.
  69. (en) To purchase.
  70. (en) To marry a girl.
  71. (en) To be able to contain.

çevirmek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yönünü değiştirmek
    Örnek: Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi. Y. Z. Ortaç
  2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
    Örnek: Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu. Ö. Seyfettin
  3. Döndürerek hareket ettirmek
    Örnek: Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi. S. F. Abasıyanık
  4. Yönetmek, idare etmek
    Örnek: Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor. H. Taner
  5. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek.
  6. Geri göndermek.
  7. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
  8. Çevrilemek, tevil etmek.
  9. Çevirim eylemi.
  10. (en) Shoot, take, film, cinematograph.
  11. (en) Turn.
  12. (en) Spin.
  13. (en) Upturn.
  14. (en) Exchange.
  15. (en) Roll.
  16. (en) Twirl.
  17. (en) Change to.
  18. (en) Bend.
  19. (en) Besiege.
  20. (en) Channel.
  21. (en) Direct.
  22. (en) Revolve.
  23. (en) Sweep.
  24. (en) To turn.
  25. (en) To rotate.
  26. (en) Revert.
  27. (en) Assemble.
  28. (en) Bowl.
  29. (en) Pull.
  30. (en) Turn over.
  31. (en) Dial.
  32. (en) Turn into.
  33. (en) Switch to.
  34. (en) Translate into.
  35. (en) Translate.
  36. (en) İnterpret.
  37. (en) Encircle.
  38. (en) Surround.
  39. (en) Enclose.
  40. (en) İnclose.
  41. (en) Avert.
  42. (en) Commute.
  43. (en) Convert.
  44. (en) Decline.
  45. (en) Deflect.
  46. (en) Divert.
  47. (en) Hedge in.
  48. (en) Hedge round.
  49. (en) Manage.
  50. (en) Point.
  51. (en) Point on.
  52. (en) Train.
  53. (en) Twine.
  54. (en) Twist.
  55. (en) To manage.
  56. (en) To refuse.
  57. (en) To return.
  58. (en) To reject.
  59. (en) To turn inside out.
  60. (en) To interpret.
  61. (en) To translate.
  62. (en) To enclose.
  63. (en) To surround.
  64. (en) To encircle.
  65. (en) To alter.
  66. (en) To administer.
  67. (en) To handle.
  68. (en) To wheel.
  69. (en) To swing.
  70. (en) To crank.
  71. (en) To commutate.
  72. (al) Drehen, filmen, verfilmen, aufnehmen, filmaufnehmen
  73. (fr) Tourner, filmer, ciné-matographier, faire un film, prendre (un film)

biri (nedir ne demek)

  1. Bir tanesi
    Örnek: Vagonun birine binip bölmelerden birine yerleşti. M. Ş. Esendal
  2. Bilinmeyen bir kimse
  3. Yüklem durumunda olan bir isim takımının belirtileni olarak kullanıldığında belirtenin hor görüldüğünü anlatan bir söz.
  4. (en) Cookie.
  5. (en) Someone.
  6. (en) Somebody.

üstüne (nedir ne demek)

  1. İlişkin, üzerine, dair
    Örnek: Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu. S. F. Abasıyanık
  2. Hesabına
    Örnek: Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor. M. Ş. Esendal
  3. ...-e göre, uygun olarak
  4. ...-den sonra
    Örnek: Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu. H. Taner
  5. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz
    Örnek: Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda... S. F. Abasıyanık
  6. (en) Atop of.
  7. (en) Onto.
  8. (en) Nothing like.
  9. (en) Atop.
  10. (en) Upon.
  11. (en) Over.
  12. (en) About.
  13. (en) Above.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011