|
afrika çekirgesi
-
Değişik boyda ve renkte genellikle kuzey Afrika'da ekilmemiş arazilerde rastlanan zararsız bir çekirge (Locusta migratona).
-
Bk. göçmen çekirge.
-
Eski Dünyanın çeşitli kesimlerinde oldukça yaygın ve tarım bitkilerinden birçoğu için oldukça zararlı çekirge çeşidi; Afrika çekirgesi.
-
Migratory locust
-
Wanderheuschrecke
-
Criquet voyageur
-
Locusta migratoria
-
Africa, continent south of Europe, The Dark Continent, Africa
-
Düz kanatlılardan, uzun olan art bacaklarına dayanarak uzağa sıçrayabilen, birçok türü olan bir böcek (Acridium).
-
Çeşitli solucanların arakonakçısı ve tarım bitkilerinin başlıca zararlısı olarak suçlu birçok düzkanatlının ortak adı.
-
Grasshopper. locust.
-
Grasshopper
-
Heuschrecke
-
Criquet
-
Locusta
-
Değiştirilmiş, muaddel.
-
Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan.
-
Çeşitli, farklı.
-
Yedek iç çamaşırı, giyecek.
-
Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk.
-
Different. diverse. way-out. diversified. alternative. several. varied. variegated. variant. calico. quirky.
-
Alien. atypical. different. diverse. quaint. refreshing. unlike. variant. varied. various. new. unusual. original.
-
Varied. various. changed. different. modified. amended. variant.
-
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık
Örnek:
Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi. Ö. Seyfettin
-
Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
-
Uzunluk.
-
Yol, ırmak, deniz kıyısı
Örnek:
Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay
-
Kumaş için ölçü.
-
Uzaklık
Örnek:
Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir. H. Taner
-
Destan
Örnek:
Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
-
Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan
Örnek:
Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon
-
Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı filmboyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de buboylara göre belirlenir). TV
-
Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyonboyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıcaboylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Buboylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılanboylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).
-
Bir aşiretin kollarından her biri.
-
Size, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, format,
-
Screen size, size of the picture screen
-
Stature.
-
Clan. extent. figure. length. size. stature. tribe.
-
A male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
-
To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
-
In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race. offensive term for Black man; 'get out of my way, boy' a friendly informal reference to a grown man; 'he likes to play golf with the boys'.
-
Length. height. stature. size. edge. bank. extent. magnitude.
-
Format, Filmformat, Kinoformat,
-
Bildschirmformat, Schirmbreite, Schirmgrösse
-
Erkek çocuk, oğlan
-
Delikanlı
-
Aşağ
-
Oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|