Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > aforoz etmek nedir, aforoz etmek ne demek (aforoz etmek nnd)

aforoz etmek nedir, aforoz etmek ne demek?

aforoz etmek

  1. Bir Hıristiyanı kilise topluluğundan çıkarmak.
  2. 1) kilise birliğinden çıkarmak: “Aforoz edilmiş, kiliseden kovulmuş.” -N. F. Kısakürek. 2) mec. darılıp biriyle konuşmamak, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırmak, toplum dışılamak: “Siz kendi milletiniz için bunun yarısını söyleyin, milletin çoğunluğu sizi hemen aforoz eder.” -H. Taner.
  3. (en) Excommunicate.
  4. (fr) Excommunier

aforoz (nedir ne demek)

  1. Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası
    Örnek: Manastırdan kaçalı, papanın aforozuna uğrayalı on beş yıl oluyor. H. E. Adıvar
  2. Kilisece verilen Hıristiyan toplumundan kovulma cezası.
  3. Bk. kümeden atma
  4. (en) Excommunication.
  5. (en) Anathema.
  6. (en) Banishment.
  7. (fr) Excommunication

kümeden atma (nedir ne demek)

  1. Küme ölçü ve kurallarına aykırı davranışta bulunan bireye karşı uygulanan ve kümenin öbür üyelerinin o üyeyle hemen her türlü ilişkiyi kesmelerini anlatan bir küme denetimi biçimi.
  2. (en) Excommunication.
  3. (fr) Excommunication

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

kilise (nedir ne demek)

  1. Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer
    Örnek: Katolik kilisesinin hâkim ve müstevli çanı saat üçü vuruyor. Ö. Seyfettin
  2. Hristiyanlıkla ilgili dinî kuruluş.
  3. Hristiyanlığın öğretilmesi, dinî işlerin yönetimi vb. ile ilgili papa ve piskoposlar topluluğu.
  4. (Heykel) Hıristiyan tapınağı. a. bk. bazilika, tapınak, megaron.
  5. (en) Parish.
  6. (en) Church.
  7. (en) Fane.
  8. (en) Fold.
  9. (en) Meeting house.
  10. (en) Public worship.
  11. (fr) Église

çıkarmak (nedir ne demek)

  1. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
    Örnek: Cebinden maroken kaplı bir defter çıkardı. Ö. Seyfettin
  2. Sonunu getirmek.
  3. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
  4. Bulmak, ortaya koymak.
  5. Hatırlamak
    Örnek: Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım. N. Cumalı
  6. Döküntülü hastalığa tutulmak.
  7. Çok hoşlanmak
    Örnek: Lezzetini çıkara çıkara hikâyesine devam ediyordu. R. H. Karay
  8. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek.
  9. (en) Take out.
  10. (en) Deduct.
  11. (en) Subtract.
  12. (en) Remove.
  13. (en) Divest.
  14. (en) Throw out.
  15. (en) Abstract.
  16. (en) Cast.
  17. (en) Discharge.
  18. (en) Disengage.
  19. (en) Drop.
  20. (en) Excite.
  21. (en) To remove.
  22. (en) To raise.
  23. (en) To derive.
  24. (en) To deduce.
  25. (en) To decipher.
  26. (en) To subtract.
  27. (en) To work off one's anger on.
  28. (en) Belch.
  29. (en) Dislocate.
  30. (en) Put off.
  31. (en) Tide over.
  32. (en) Uncase.
  33. (en) Pay off.
  34. (en) Wreak.
  35. (en) Enact.
  36. (en) Displace.
  37. (en) Exclude.
  38. (en) Make out.
  39. (en) Eliminate.
  40. (en) Unfix.
  41. (en) Expel.
  42. (en) Extract.
  43. (en) Doff.
  44. (en) Bring out.
  45. (en) Publish.
  46. (en) Print out.
  47. (en) Bare.
  48. (en) Blank.
  49. (en) Bruit about.
  50. (en) Delete.
  51. (en) Derive.
  52. (en) Disconnect.
  53. (en) Dislodge.
  54. (en) Dismantle.
  55. (en) Draw off.
  56. (en) Draw.
  57. (en) Omit.
  58. (en) Poke.
  59. (en) Shed.
  60. (en) Slip.
  61. (en) Sprout.
  62. (en) To take out.
  63. (en) To put out.
  64. (en) To get out.
  65. (en) To get off.
  66. (en) To extract.
  67. (en) To abstract.
  68. (en) To mine.
  69. (en) To take off.
  70. (en) To remember.
  71. (en) To place anımsamak.
  72. (en) Hatırlamak.
  73. (en) To find.
  74. (en) To find out.
  75. (en) To discover.
  76. (en) To make out.
  77. (en) To figure out.
  78. (en) To get.
  79. (en) To dislodge.
  80. (en) To remove gidermek.
  81. (en) To expel.
  82. (en) To dismiss.
  83. (en) To excrete.
  84. (en) To omit.
  85. (en) To leave out.
  86. (en) To cross sth out.
  87. (en) To cross sth off.
  88. (en) To delete.
  89. (en) To dislocate.
  90. (en) To displace.
  91. (en) To publish.
  92. (en) To get sth out yayımlamak.
  93. (en) To produce.
  94. (en) To bring out.
  95. (en) To emit.
  96. (en) To send out.
  97. (en) To exhale.
  98. (en) To give sth off.
  99. (en) To cause.
  100. (en) To raise neden olmak.
  101. (en) Yol açmak.
  102. (en) To issue.
  103. (en) To subtract tarh etmek.
  104. (en) To deduct.
  105. (en) To eliminate.
  106. (en) To vomit.
  107. (en) To bring sth up.
  108. (en) To throw up.
  109. (en) To spew.
  110. (en) To offer sunmak.
  111. (en) To have.
  112. (en) To play by ear.
  113. (en) To cut.
  114. (en) To stick sth out.
  115. (en) To get through to sb.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.045