Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > afetler fonu nedir, afetler fonu ne demek, afetler fonunun anlamı (afetler fonu nnd)

afetler fonu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








afetler fonu

  1. Bk. doğal kıran akçesi

doğal kıran akçesi (nedir)

  1. Doğal kıranlara ilişkin yasa uyarınca, bu yörelerde evsiz barksız ve umarsız kalanlara yardım etmek üzere, Genel Geçinge'den ayrılan ödeneklerle oluşturulan kaynak.

afet (nedir)

  1. Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım.
  2. Kıran.
  3. Çok kötü
    Örnek: Şöhret gibi servetin de afet olduğunu yeni anlıyordum. R. N. Güntekin
  4. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın
    Örnek: Gül yüzlü bir afetti ki her busesi lale. Y. K. Beyatlı
  5. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk.
  6. Çıplak.
  7. Özgür, hür
    Örnek: Bu görüş her türlü edebî şişirmelerden ari bir görüştür. Y. K. Beyatlı
  8. Bu halkla ilgili, bu halka özgü.
  9. (en) Disaster. calamity. bane. cataclysm. catastrophe. blight. knockout. stunner. kayo. a bewitching beauty.
  10. (en) Calamity. cataclysm. scourge. disaster. catastrophe. femme fatale. siren. temptress.
  11. (en) Misfortune. calamity. dangerously beautiful woman. force majeure. disaster. catastrophe. bane. cataclysm. conflagration. cracker. scourge.

fon (nedir)

  1. Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak
    Örnek: Karşılıklı paralar fonundan beş yüz milyon lira Millî Savunma hizmetlerine tahsis edilmişti. A. İlhan
  2. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü.
  3. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.
  4. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm.
  5. Bir kumaşın alt dokusu.
  6. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi.
  7. 1. Belirli bir alandaki etkinliğin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü. 2. Gerçek veya tüzel kişiler adına finansal kurum tarafından işletilen kaynak.
  8. Bk. taban sayımı
  9. Bir sesin fizyolojik gürlüğünü, yani kulakta bıraktığı izlenimi ölçmeye yarayan birim. (Herhangi bir sesinfon olarak gürlüğü, 1000 Hz yinelenimdeki bir sesin desibel olarak gürlüğüne eşittir).
  10. Bk. dip
  11. Bk. diplik
  12. (en) Phon
  13. (en) Background. ground-color. ground-colour. groundwork. fund. reserve. phon. pool.
  14. (en) Backdrop. background. fund. fund levy.
  15. (en) A fool; an idiot.
  16. (en) Fund. designated fund. base coat. background. funds.
  17. (en) Grassfields chief. foneetika.
  18. (en) A people and a language of the Dahomey and Yoruba regions.
  19. (en) Friend of NaTCH. - Force of Nature.
  20. (en) Benim Fon, a ethnic group from Benim.
  21. (en) Fund
  22. (al) Phon
  23. (fr) Phone

doğal (nedir)

  1. Doğada olan, doğada bulunan.
  2. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel.
  3. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı.
  4. Yapmacık olmayan.
  5. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi.
  6. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
  7. Katıksız, saf.
  8. Doğanın kendi düzeni içinde oluşan; yapay olarak hezırlanmamış olan.
  9. 1. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. 2. Bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması.
  10. (en) Natural. inherent. innate. artless. connatural. easy. free. inartificial. inborn. inbred. indigenous. ingenuous. native. spontaneous. unaffected. unschooled. unsophisticated. unstudied.
  11. (en) Natural. inherent. innate. artless. connatural. easy. free. inartificial. inborn. inbred. indigenous. ingenuous. native. spontaneous. unaffected. unschooled. unsophisticated. unstudied. rude.
  12. (en) Natural.
  13. (en) Native, indigenous
  14. (en) Natural
  15. (al) Einheimisch
  16. (al) Natürlich
  17. (fr) Indigène
  18. (fr) Naturel

kıran (nedir)

  1. Kırma işini yapan (kimse).
  2. Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık veya başka sebep, ölet, afet
    Örnek: Kıranları ve zelzeleleri, feyezanları ve harpleri görmüşlerdir. S. F. Abasıyanık
  3. Kıyı, kenar, çevre, uç.
  4. Dağ sırtı, tepe, bayır.
  5. Kıraç toprak.
  6. Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı.
  7. 1. Çevre, kıyı, kenar. 2. Ufuk. 3. Tepe, yamaç, bayır.
  8. (en) Breaking. destructive. epidemic. murrain ölet. afet.
  9. (en) Murrain. pestilence.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)