Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > afet istasyonu nedir, afet istasyonu ne demek, afet istasyonunun anlamı (afet istasyonu nnd)

afet istasyonu nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








afet istasyonu

  1. Afet zamanında yardım ve kurtarma malzemelerinin kolay dağıtılabilmesi için mahallelere yerleştirilen, ısıya, ışığa ve suya dayanaklı konteyner.

afet (nedir)

  1. Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım.
  2. Kıran.
  3. Çok kötü
    Örnek: Şöhret gibi servetin de afet olduğunu yeni anlıyordum. R. N. Güntekin
  4. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın
    Örnek: Gül yüzlü bir afetti ki her busesi lale. Y. K. Beyatlı
  5. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk.
  6. Çıplak.
  7. Özgür, hür
    Örnek: Bu görüş her türlü edebî şişirmelerden ari bir görüştür. Y. K. Beyatlı
  8. Bu halkla ilgili, bu halka özgü.
  9. (en) Disaster. calamity. bane. cataclysm. catastrophe. blight. knockout. stunner. kayo. a bewitching beauty.
  10. (en) Calamity. cataclysm. scourge. disaster. catastrophe. femme fatale. siren. temptress.
  11. (en) Misfortune. calamity. dangerously beautiful woman. force majeure. disaster. catastrophe. bane. cataclysm. conflagration. cracker. scourge.

istasyon (nedir)

  1. Tren, metro durağı
    Örnek: Hep birlikte ilk istasyonda inerek karakola gitmişlerdi. Ç. Altan
  2. Araştırma kuruluşu.
  3. Satış, bakım, aşı vb. işler yapılan kuruluş veya yer.
  4. Bk. radyo yayacı
  5. Bk. televizyon yayacı
  6. (en) Station.
  7. (en) Station. railway station.

radyo yayacı (nedir)

  1. Radyo izlencelerini veren yayaç.
  2. (en) Radio station, broadcasting station
  3. (al) Rundfunkanstalt, Rundfunkstation, Sendestation
  4. (fr) Station radio(phonique)

zamanında (nedir)

  1. Eskiden
    Örnek: Zamanında bir Kasımpaşalı Hayalî Hafız varmış. A. Ş. Hisar
  2. Tam vaktinde.
  3. Bk. süresinde
  4. (en) On time.
  5. (en) Duly. at the right time.

yardım (nedir)

  1. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet
    Örnek: Bu, bir ricada bulunacak, bir yardım isteyecek sandı. M. Ş. Esendal
  2. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri.
  3. Etki
    Örnek: Otların üstünde, ağaçların yapraklarında kalan yağmur damlaları rüzgârın da yardımıyla öğleye kadar kurudu. N. Cumalı
  4. Bağış, iane.
  5. (en) Aid. assist. assistance. backing. backup. booster. comfort. contribution. cooperation. dole. donation. donative. favor. favour. furtherance. hand. help. helpfulness. lift. relief. rescue. shot. stand-by. succor. succour. support. sustenance. welfare.
  6. (en) Aid. assistance. auspices. backing. benefaction. boost. comfort. contribution. cooperate. favour. guidance. hand. help. ministration. push. recourse. relief. service. succour. support.
  7. (en) Aid. assistance. help. backing. hand. patronage. relief. helping hand. support. sustanence. aid and comfort. aiding. backing up. benevolence. benevolent contribution. cooperation. easer. favour. furtherance. good offices / international law. helping. lift.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)