|
afallaşmak
-
Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak
Örnek:
Dün akşam benden yediği zılgıttan adamakıllı afallamış görünüyordu. R. N. Güntekin
-
To be bewildered, to be taken aback, to be astounded, to be astonished, to be flabbergasted
-
İn a daze, at sixes and sevens
-
Şaşkın olma durumu veya şaşkınca davranış
Örnek:
Piyasadaki şaşkınlık, kararsızlık, hayâsızlık kendilerinin en büyük yardımcılarıydı. E. E. Talu
-
Bewilderment. confusion. puzzlement. blankness. amazement. astonishment. being surprised. consternation. daze. discomfiture. embarrassment. fuddle. gape. maze. muddle. nonplus. perplexity. puzzle. surprise. wonder. wonderment.
-
Astonishment. bewilderment. consternation. fluster. muddle. perplexity. surprise. wonder. confusion.
-
Confusion. astonishment. amazement. bless me. bloody. consternation. daze. distraction. ha hah. huh. jeepers. maze. muddle. perplexity. puzzle. puzzlement. quandary. stupefaction. surprise. wonder. wonderment.
içinde(nedir ne demek)
-
Süresince, zarfında
Örnek:
Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç
-
Ortamında
Örnek:
Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz. F. R. Atay
-
... ile dolu bir biçimde.
-
İncluded. in. inside of. within. inly. therein. in. inside. within. among. amongst. sub.
-
İncluded. in. inside of. within. inly. therein. inside. among. amongst. sub.
-
İn. inside. within (a limit. under (circumstances. all. full of. having.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|